Villası, Yalısı, Havuzu Olmayan Dizi, Adı Efsane! | bibaksana

Villası, Yalısı, Havuzu Olmayan Dizi, Adı Efsane!

AnasayfaDiziler

Written by:

Views: 140

Abartıdan uzak, küçük insanların küçük hikayeleri de diyebiliriz aslında, Adı Efsane için.

Sağımızda solumuzda  ya da kendi hayatımızda olan insanların öyküsü.

Kötüler var, yırtma çabasında olan, iyileri kendi dünyasına çekmeye çalışan.

İyiler var, hayatın çilekeş yollarında var olma çabası içinde olan.

kanal d

Dizi sezon sonunda en önemli oyuncularını kaybederek ciddi darbe aldı.

Sonra kadroya yeni isimler katarak “Adı Efsane 2. Devre” olarak yola devam etme kararı verildi.

Kısa bir tatilin ardından da ekrana tekrar döndü ama ne yazık ki ratingleri çok da iyi gitmiyor.

Açıkçası bu haliyle kışı görmesi zor gibi görünüyor.

Hatta dizinin yapımcısı Kanal D‘nin kendi yapım şirketi olan D Production olmasa, Adı Efsane çoktan kaldırılırdı bile diyebilirim.

kanal d

Dizinin en büyük sıkıntısı, merak unsurunun zayıflığı.

Bence kurgu hatası yapılıyor.

21, 22, 23 ve 24. bölümü şöyle bir seyrederseniz, “ne olacak acaba” diye merak ettiren önemli bir olayın olmadığını göreceksiniz.

Yani, Naz babasının Sinan olduğunu, ne zaman öğrenecek sorusu ile bu dizi yürümez.

Ya da eve gelen haciz ödenecek mi ödenmeyecek mi sorusu ile de bir sonraki bölüm ekran karşısına oturulmaz.

Kötü adamlar, Naz’ın annesinin elinden evi ve dükkanı alacaklar mı diyerek de heyecan yaratılmaz.

Aslında izlerken yukarıda sıraladığım soruları da sormuyoruz.

Zira olaylar gerçekleşirken, sonuçlarını üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyoruz.

Ya da karakter ilgimizi çekmediği için, sorunun cevabını öğrensem de olur öğrenmesem de olur kıvamında izliyoruz.

Oysa ki, zaten ayrılan oyuncular nedeniyle yaz sezonuna 1-0 yenik başlayan bir dizinin, olaylar silsilesinin güçlü olması gerekir ki, izlerken “şimdi ne olacak”  sorusunu sormaktan, kayıplara yani gidenlere odaklanılmasın.

Ama biz tam tersi bir şekilde, Adı Efsane‘de, İstanbul’un  bir mahallesinin belgeselini  izliyor gibiyiz.

Peki ya aşk?

Evet, Hakan ve Naz arasında yeni yeni başlayan bir aşk söz konusu.

Ve biliyoruz ki; Reyhan ile Sinan arasında da, yarım kalan bir aşk var.

Ancak bu iki aşkta da, ihtiras namına bir şey yok.

Tamam kavuşamamaları için engeller var ama izlerken taraf olduğumuz, inandığımız “hadi birleşseler artık” dediğimiz bir durum yok.

Dolayısıyla da, “Naz ile Hakan 24. bölümde öpüşmüş” başlığı, seyirci için bir şey ifade etmez hale geliyor.

Sanki kankalarla kahve içerken muhabbeti yapılacak bir konudan, dizi yapılıyor gibi.

Yani bir konu var ama aslında o konu, dizi olacak kadar özel bir konu değil.

kanal d

Yazımın başında dediğim sorun, işte tam da burada devreye giriyor.

Hakan ve arkadaşlarının sorunları ile aşk dengesi, olması gerektiği gibi kurgulanmıyor.

Dizinin arzu edilen nesnesi kim?

Hakan…

Yani biz diziyi; Hakan’ın sorunları, Hakan’ın kendini herkes için feda etmesi, Hakan’ın aşkı, Hakan’ın basketbol kariyeri odaklı izliyoruz.

Bütün bu sorunlar içerisinde, insanların en çok ilgisini çekecek konu ya da konular ne?

Hakan’ın aşkı ve başarı öyküsü.

Ama biz en çok ne izliyoruz?

Ailesini, arkadaşlarını ve parasal sorunlarını.

Mesela kapıya gelen icra mevzusu…

Memleketin yarısından fazlası zaten kredi kartı borcu ve icra sorunları ile uğraşırken, niçin bunu izlemek istesin?

Yalnız değilim demek için mi?

Bu konu dizide bir şeye hizmet eder, tamam ama o da yok.

Evet, burada Hakan’ın çaresizliğini anlatmak için “para” kullanılıyor.

Halbuki onun yerine başka daha etkileyici yollar da bulunabilir.

Yineliyorum, herkesin günlük hayatta yaşadığı, arkadaşlarıyla sohbet esnasında konuşacağı sorunlardan ya da konulardan dizi yaparsanız, insanların izlemek için bir nedeni olmaz.

İçinde “özel” bir şey olmalı ki ilgi çeksin.

Bu bazen aşktır, bazen başarıdır, bazen de intikam arzusu…

kanal d

Evet, Adı Efsane‘nin dilinin sadeliğini seviyorum.

Ama bu yetmiyor işte.

Ortada bir intikam hikayesi yok.

Kavuşamayan ihtiraslı bir aşk hikayesi yok.

Merak unsuru yüksek bir aile hikayesi yok.

Son bölüm itibariyle de, çaresizlikten devreye silahlar girdi.

Ve bence Adı Efsane‘nin başlangıç noktasına ihanet edilerek, tam tersi yöne koşar adım gidilir hale gelindi.

Zaten kemikleşmiş kitle, “acabalar” arasında gidip gelirken, her şey pamuk ipliğine bağlıyken, şimdi iyice kafalar karıştırıldı.

Bu şekilde hareket edildiği sürece, dizinin işi zor.

Zaten salı günü karşısında Dolunay varken, kimse Adı Efsane’nin birinci olmasını beklemiyor.

Ama nefes almaya devam edebilmesi için de bu kadar geriye düşmemesi gerekir.

Adı Efsane 2. Devre‘nin Ratingleri:

kanal d

3 Responses to " Villası, Yalısı, Havuzu Olmayan Dizi, Adı Efsane! "

  1. İyi izleyici dedi ki:

    Admin tşk ederim ☺kalemine sağlık yine çok güzel bir yazı olmuş..uzun zamandır izleyemiyorum aslında başlarda Erdal Beşikçioğlu için izliyordum ama olmadi hikayeye ve diger oyunculara kendimi yakin hissedemedim bi bağ kuramadim malesef erken vedalaştim diziyle açıkçası başlarda koçum benim tadinda bir dizi izliycez sanmıştım ama öyle değilmiş o kadar basitti ki senaryo Erdal Beşikçioğlu gibi mükemmel bir oyuncu bile kurtaramadı diziyi ve tabi sezon ortasında da dizi başrollerdeki oyuncuları kaybetti 2. Devreninde ömrü pek uzun görünmüyor ne yazık ki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.