Artık Yapımcılar Bir Yerini Bilse de, Şu Jeneriklerde Senaristlere Hakları Teslim Edilse! | bibaksana

Artık Yapımcılar Bir Yerini Bilse de, Şu Jeneriklerde Senaristlere Hakları Teslim Edilse!

AnasayfaDiziler

Written by:

Views: 202

Kimse, öyle gelmiş öyle gidiyor demesin.

Toplantı masalarında senaristlere, havalı yabancı dizilerden örnekler verip “adamlar neler yapıyor” diyerek ders vermeyi biliyorsunuz.

Sonra, “bizde senarist yok” demeyi de biliyorsunuz.

Ama hiç kimse, o “çok iyi” dediğimiz senaryoların en az bir yılda, üzerine otuz bin tane toplantı yapılarak çıkarıldığını söylemiyor.

Bu hazırlık sürecinde de insanlar para kazanmaya devam ediyor.

Bizde ise ilk toplantıdan çıkarken, çoğunda para bile konuşulmadan “1. bölümü haftaya teslim eder misin” diyerek tokalaşılır.

Sanki yapımcıdan daha zenginmiş gibi, yazıp yazıp, bölüm teslim edip parasını almayan senaristler var.

Senaryoyu alıp sonra kanala satamayınca olmadı deyip, tüm” emek riskini” senariste yıkanlarda cabası.

Yani bu sektörde işler biraz garip yürür.

Meslek etiği nedir?

Doğrudan doğruya insanla ilgili mesleklerde, uyulması gereken davranış kuralları olarak tanımlanabilir.

Bu sektörde de genelde pek bunlara uyulmaz.

Örnek…

Senarist yazar ve gönderir, sonra ondan habersiz birileri o senaryo üzerinde oynar durur.

Çoğu senaristte, “yahu kalem kalemi tutar mı, sen benden habersiz nasıl müdahale edersin” diye soramaz.

Zira sorarsa, bu sefer de adını kolektif bir şekilde “sorunlu” diye çıkaracaklarını bilir.

Bu şekilde, her kafadan ses çıkararak ve herkesin elini atıp bir iki cümle düzelteceğim diye mundar ettiği çok proje biliyorum.

Çünkü herkes, kendini daha iyi, daha yetenekli ve daha nadide görüyor.

Şimdi dönelim, şu yurt dışı örneğini bolca veren yapımcılara.

Bu işi yapıyorsanız, jenerik sıralaması önemlidir.

Zira senaristler, isimleriyle ve yaptıkları projelerle yaşar, iş yapar ve anılırlar.

Ressam için tuvalin altındaki imzası neyse, senaristin de jenerikteki ismi odur.

Ve yeri de çok önemlidir.

Buyurun yurt dışındaki jenerik örneklerinden biri; Game Of Thrones

Sıralama nasıl?

Yapımcı, sonra yazarlar ve en son yönetmen…

Hadi bir örnek daha verelim,  West World

Yine yapımcı, senarist ve yönetmen olarak gidiyor değil mi?

Şimdi de bizden standart bir örnekle başlayalım.

Show TV‘de yayınlanan Rüya

Sıralama nasıl?

Senaryo, sonra yapımcı ve en son yönetmen.

Hop bizde sıra değişti.

Yapımcı kendini senaristin üstüne attı.

Yani bu demek oluyor ki, jenerikte sıralama önemliymiş.

Öyle ya, önemli olmasa yapımcının senaristin üstünde ne işi var değil mi?

Dili dışarıda göz kırpan ifadesi

Başka bir örnek, Kalbimdeki Deniz.

Dikkat!

Araya kaynak yapanların sayısı gittikçe artıyor.

Senaryo, sonra proje tasarım ve süpervizör, yapım şirketi, yapımcı, yönetmen…

Gözlerini kapatan maymun ifadesi

Gelelim soruya…

Neden bizde, yapımcıların ve “koordinatör” gibi üst düzey anlamına gelen bazı yöneticilerin adları, yönetmenin altında, senaristin üstünde yazılıyor?

Gerçekten merak ediyorum.

Dünya normlarında hangi diziyi yazarsanız yazın, ön jenerikte senarist, yönetmenin altında yazar.

Sinema filmlerinde arka jenerikte de senaristin ismi yazar ki, bizde oraya zaten yazan yok.

Ayrıca mesela senaryo hikayesi başka birine aitse ya da kitaptan alınmışsa, proje başka biri tarafından tasarlanmışsa da fark etmez, senaryoyu kim yazdıysa, onun adı yönetmenin altında yazılmak zorundadır.

Çünkü kitap yazmak başka şey, senaryo başka şey.

Ve filmler ve diziler senaryo ile çekilir, kitapla değil.

Fikir size ait olsa da senaristin altında yazılırsınız zira senaryodur esas olan.

Bizdeki bu jenerik sıralamasının nedeni tamamen egosal.

Herkesin derdi,” title” anlamında kağıt üstünde yükselmek.

Etik metik hak getire.

Asıl merak ettiğimse, onca isim içinden birinin olsun, “arkadaş senarist benim üstümde yazılmalı, işin etiği bunu gerektirir” dememiş olması.

Yani herkes mi kendine yakıştırıyor bu durumu?

Oyuncusundan yönetmenine yapımcısına herkesin elinde senaryo var ama senaristin elinde boş beyaz bir kağıt var.

Çıkan işi beğenelim ya da beğenmeyelim, birileri alıyorsa yapıyorsa ve adı dizi sinema oluyorsa, o zaman meslek etiğine göre her şey yapılmalı.

Şu araya giren grup var ya, ellerinde olsa, yönetmenin de adının üstünde isimlerini yazacaklar da, çok göze batar diye yapamıyorlar.

Birileri dur demedikçe de, aynı Kördüğüm ön jenerikte olduğu gibi abarttıkça abartıyorlar…

Nasıl ama?

Senaryo, proje tasarım, hikaye, hikaye tasarım, proje yapım, proje yapımcısı, dramalar koordinatörü, yapımcılar, yönetmen…

Ne denir ki buna?

Herkes kendine yakışanı yaparmış.

Peki, meslek birliği nerede?

Cevap; var mı ki olsunlar.

Siz mesleğinize, yerinize sahip çıkmazsanız, birileri gelir sizden, sizin hakkınız olanı tam da böyle elinizden alır.

Zaten telif sisteminin çalışmadığı bir ülkede, yazan yöneten herkesin karada denizde tüm haklarını satın alan bir sistemde, bari bıraksanız da jenerikteki yerleri ellerinde kalsa…

Beklenti, tevazu göstermeniz değil, meslek etiğine uymanız.

Diyorum ya, meslek birliği şart…

Ama en çok da “hayırdır arkadaş yerine geç” diyecek, meslek sahiplerine ihtiyaç var.

Bunu önce en güçlü, lafı sözü sektörde geçen kalemler yapmalı ki, çark değişebilsin.

Böyle gelmiş böyle gider olmasın.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.