Görümce, görmiyim ömrümce (!) | bibaksana My title

Görümce, görmiyim ömrümce (!)

AnasayfaSinema

Written by:

Views: 904

Hiç uzatmadan direk konuya giriyorum;

Güldürmek için yapılmış ama çok az güldüren,

Deniz’in işten atılma bloğundan sonra izleyiciye “e hadi artık bitsin” dedirten,

Gupse Özay’ın oynadığı karakter Yeliz’in koca bir karikatürden ileri gidemediği,

Görümce sahibi çoğu kadının içinde kendinden bir şeyler bulabileceği,

Ama işleniş şekli itibariyle tıkanıklıklar içinde seyirci boğan bir film Görümce.

görümce resim 1

 

Buğra Gülsoy, Eda Ece, Özlem Tokaslan ve Zeynep Kankonde gibi isimlerle rol alan Gupse Özay, aynı zamanda Görümce’nin senaristi.

Ne yazık ki Gupse Özay’ın  senaryoda atladığı en önemli nokta, bir absürt komedi karakterin bile kendi içinde tutarlılığının olması gerektiği.

Yani öyle bir karakter yaratır, anlatır ve seyirciyi ikna edersiniz ki,  yaptığı her hareket, ne kadar saçma olursa olsun “evet bu kadın bunu yapar” dedirtirsiniz.

İşte o zaman seyirci kendini o saçmalıklar silsilesine bırakır, sağını solunu çekiştirip açık aramak yerine, hikayenin içinde akar gider.

Oysa Görümce’de olduğu gibi “bak bu hareket komik  bunu da koyalım” kafasında yapılan şakalar, karakterin ömründen, inandırıcılığından yiyor.

Ve böylece de pazarlanan ana karakter Yeliz, kötü bir karikatür olmaktan ileri gidemiyor.

Örnek vermek gerekirse;  Yeliz’in önceliklerini daha filmin en başında, uzatman vermiş Gupse Özay.

Takıntılı, şekilci ve etraf tarafından nasıl göründüğüne dikkat eden bir kadın.

Dikkat! İzlerken filmin akışını etkilemeyecek minik bir spoiler veriyorum;

Filmin ilk sahneleri…

Yeliz’in evindeyiz. Kahvaltı sofrası. Bir yandan kardeşini ararken, masada duran ekmek sepetini görür ve evin hizmetçisine “Fatoşçuğum bu bunun rengine uygun mu canım, bu diyet ekmeğinin rengine uygun, git değiştir” der.

Filmin ilerleyen aşamalarında da Yeliz’in bu tip neyin neye yakıştığı ile ilgili sıkıntıları olduğunun altı hep çiziliyor.

Ama aynı kadın, bir alışveriş merkezinde panik halindeyken, makyajı akmış bir şekilde, xray cihazının bandına yatıp çantasıyla birlikte içinden geçebiliyor.

Oysa bize anlatılmaya çalışılan Filiz, asla oradan geçmez, geçmemeli.

Güvenlik tarafından kendisinden isteneni de yapmaz, yapmamalı.

Sıradakileri döver, güvenliğin arasında iki salvo yapar ama eninde sonunda kendi istediğini elde eder.

Bu haliyle tıpkı yukarıda belirttiğim gibi; “xray cihazının içinden geçse komik olur değil mi, olur olur, hadi koyalım” mantığıyla koyulmuş bir sahne olmaktan ileri gidemiyor.

İşte tam da bu nedenle amaç sadece güldürmek olunca, abartı kontrolsüzce artıp, sadece hareket ve mimik komedisine dönüşüyor.

Görümce Yeliz’in kendini sürekli öne atması,

Gelin Deniz’i  kenara itmesi,

Kardeşi Ahmet’i adeta ayak bağı haline getirmesi,

Ve bir anda, neredeyse kendi kendine denilebilecek şekilde normalleşmesi,

Nasılsa Yeliz güldürür kafasıyla senaryo geçiştirilmiş hissi uyandırıyor.

Sonuç olarak; Yeliz, film boyunca kendi kendine çatışma yaratıyor, bu çatışmayı  kendi kendine çözüyor ve ani bir değişim geçirerek doğallığa giden yolda ilk adımlarını atıyor.

Ortada bir Deniz karakteri olsaydı, bunları Yeliz tek başına yapmıyor olurdu.

Bu arada belirtmeden edemeyeceğim, bir yerde gerçekten çok güldüm, o da mont şakasında. Sette kendiliğinden mi çıktı yoksa yazılı mıydı bilmiyorum ama fikir kiminse aklına sağlık.

Görümce, inanılmaz kötü bir film tabi ki diyemem ama kötünün iyisi demekten de geri duramayacağım.

Aslında galiba hep aynı şeyin pişirip pişirip önümüze konulmasından,

Bir karakterin sadece hareket ve mimik komiği üzerinden yürümesinden,

Diyalog komiğine hiç kafa patlatılmamasından galiba sıkıldım.

Hayata geçen bu filmleri her izleyişimde aklıma hep Yeşilçam geliyor.

Bundan çok değil, kırk sene önce hala dönüp dönüp izlediğim komedileri çıkaran ülkeden, şimdilerde komedi namına sadece bunların çıkıyor olması gerçekten çok ilginç.

 

 

 

 

3000+ ABONE ARASINA KATIL

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

İlginizi Çekebilir

Cingöz Recai’in Vizyon Tarihi Belli Oldu! Türk polisiye roman karakterlerinden "Cingöz Recai", yıllar sonra tekrar beyaz perdede hayat buluyor. Filmin senaryosu, Ezel'in senaristleri Kerem ...
“Recep İvedik 5” in , beşinci hafta gi... Recep İvedik serisinin beşinci filmi  olan “Recep İvedik 5”, 16 Şubat Perşembe günü vizyona girmiş, Ve girdiği gibi de tüm zamanların açılış re...
Gülse Birsel Yeni Bir Sit-Com Projesi ile Geri Dön... Avrupa Yakası ve Yalan Dünya ile bir dönem ekranlarda fırtınalar estiren Gülse Birsel, uzun süren suskunluğuna son veriyor. Bu da demek oluyor ki e...
Fahriye Evcen ve Murat Yıldırım´lı “Sonsuz A... Vizyon için gün sayan, Fahriye Evcen ve Murat Yıldırım’ın başrollerinde yer aldığı, “Sonsuz Aşk” filminin fragmanı sevenleriyle buluştu. Çekimleri ...

One Response to " Görümce, görmiyim ömrümce (!) "

  1. okuruz dedi ki:

    öncelikle zaman zaman sitenizi begenerek tekip ediyorum. Geçtiğimiz hafta izleme şansım oldu. İyi bir film izleyicisi bile sayılabilirim hatta. Bizim Romantik Komedi yapacağız diye fazla zorlanmış. kalıba sokmadan izlemekte fayda var. Yorumunuza aynen katılıyorum. Çok kötü değil, iyi değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.