Ateşböceği 3. Bölüm... Herkes Deliye Hasret, Barış Akıllıya! | bibaksana My title

Ateşböceği 3. Bölüm… Herkes Deliye Hasret, Barış Akıllıya!

AnasayfaDiziler

Written by:

Views: 728

Şu dizinin içine biraz özel güçleri olan, sihir yapabilen bir karakter koyun ya da eldeki karakterlerden birine bu yeteneği verin, olur size çocuk dizisi.

Eskiden çekilirdi böyle işler…

Selena vardı mesela.

Tabi Tatlı Cadı‘yı da unutmamak gerekir.

Bu dizileri hafta sonları okul olmadığı günlerde yayınlarlardı ki, çocuklar seyredebilsin.

Son iki yıldır, televizyon dünyasında işler değişti.

Aynı dizileri neredeyse hiç değiştirmeden, sadece içinden sihir unsurunu çıkararak, yetişkinler için yapar oldular.

Ateşböceği dizisi de bu akımın örneklerinden.

“Büyüklere masallar” tadındaki bu hareketin nedeni ne, gerçekten merak ediyorum.

Acaba hepimizi ilkokul 3 halimize döndürmeye çalışıyor olabilirler mi?

Büyük ihtimalle…

star tv

Dün akşam izlediğim Ateşböceği 3. bölüm, “ben her geçen gün daha kötüye gideceğim” diye bas bas bağırdı.

Oysa beklentim bir nebze olsun düzelmesi ve doğru manevraların yapılması yönündeydi.

Ama gördüm ki, öyle bir çaba yok.

Zira çocuk dizisi kıvamını azaltmak yerine, gittikçe arttırma yolunu seçiyorlar.

Öyle ki başlıkta da dediğim gibi, Barış karakteri dışındaki herkes garip.

Şirket, Barış’ın ailesi, ana kadın karakter, ana kadın karakterin ailesi…

Hoş kendine böyle bir dünya kuran Barış’ın da, ne kadar normal olabileceği tartışılır ya, her neyse.

Açıkçası karakterlerin karikatürize yazılmasının yanı sıra, yönetmen Barış Yöş‘ün de burada dengeyi sağlayamadığını, müdahale edemediğini ve yanlış oyunculuk verdiğini düşünüyorum.

Zira öyle bir hale geldi ki, Aslı karakteri gittikçe çocuk gibi davranmaya başladı.

Yaşı ben deyim 13, siz deyin 14.

Vurgular ve hareketler fena ötesi.

Hani insan izlerken, “bu adam bu çocuğa mı aşık oldu yani” dedirtir cinsten.

Nilay Deniz‘in oyunculuğa dikkat!

Patronuyla mı konuşuyor, babasına mı şımarıyor belli değil.

Bölüm boyunca da bu hal hep devam etti.

Acilen yönetmenin devreye girmesi, doğru şekilde oyuncuları yönlendirmesi ve Aslı karakterini olması gereken yaşlara çekmesi gerekiyor.

Senaryonun durumu zaten malum.

Devamlı söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim.

Mesela sorum şu; Aslı dünyaya komple kapalı bir karakter mi?

Televizyonda mı izlemiyor?

Son iki üç yıldır haberlerden programlara, gazetelere kadar neredeyse avokado ile yatıp kalkar hale geldik.

Aslı “gördüm aslında” diyor.

Hiç mi yeni şeylere algısı açık değil, merak da mı etmemiş?

Anlıyorum, Barış karakterinin alışık olmadığı bir kadın tipi çizilmek isteniyor.

Doğal, halktan…

Ama bunun için daha zeki şeyler bulunmalı.

Aslı; bilgiye, öğrenmeye açık, etrafında olan bitene ilgili biri olmalı.

Tabi ki bocalamalı da.

Yeni tanıştığı dünyaya ayak uydurmakta zorlandığı şeyler de olmalı.

Ama bu da değil…

Mesela ıstakozun ne olduğunu bilir ama yemesini bilemez.

Uzak doğu yemeklerini bilir ama yerken çubukları tutmasını ya da tatlarını bilemez.

Bu şekilde milyon tane örnek verebilirim.

Yani Aslı, bilgide dolu ama eylemde eksik olmalı.

Bu şekilde boş bir kadın yaratılıyor ve seyirci için dizinin tek izlenesi unsuru Barış karakterine zarar veriyor.

Sahneye dikkat!

Aslı, “hizmet mi, ekstra hizmet mi” dediği anda çok sinirli değil mi?

Bir sonraki plan…

Sıdıka’nın “sadece soru soruyorsun, bu çok sıkıcı bir konuşma oluyor” diyalogunda ki Aslı’nın haline bakın.

Gayet normal, sinirli değil ve yola bakıyor.

Bir sonraki plan…

Aslı’nın daha yakın çekimi.

Çok sinirli.

Ne oldu da on saniye içinde; bir planda sinirli, bir planda sakin, diğer planda da çok sinirli olabiliyor.

Halbuki hala aynı cümlelerin ve konunun içindeyiz.

Bana kimse haftada 120 sayfa çekiliyor demesin.

Daha üçüncü bölümdeler ve depolu gidiyorlar.

İnsan hiç değilse üçüncü bölümde oyunculuklarda tutarlılık bekliyor.

Ha tutarlılık sağlanamadı, çekim esnasında da gözden kaçtı, o zaman da o boş bakan ara planı kurguda koymayın arkadaş.

Bu kadar basit.

star tv

Barış ev kapı önü…

Aslı Barış’ı eve bırakır. Arabasız bir şekilde eve gidecektir.

Evin bahçe kapısına gelmesine yakın durur ve “burada giyinsem nasıl olur” der.

Malum annesi onun şoförlük yaptığını bilmiyor.

Dolayısıyla da her gün evden elbise ile çıkıp, işe gelmeden üzerini değiştirmek zorunda.

Hoş sonuçta işe forma ile değil, gayet normal bir kıyafetle; kot, gömlekle gidiyor.

Neden annesine “şirkette herkes kot tişört geliyor” diyemiyor onu da anlamadım.

Tamam, işle ilgili anneden kaynaklı bir sıkıntı çıkarılmak isteniyor anlıyorum da, bunun için de daha zekice bir şey bulunamıyor mu?

Aynı avokado mevzusu gibi.

Yaptım oldu hali…

Neyse Aslı sonunda evin ardiyesinde üzerini değiştirir ve patronuna yakalanır.

Ardiyeden çıkar ve Barış elbise ile Aslı’yı görünce dağılır.

Oysa resim dağılacak bir resim değil.

Yani yan komşunun kızından hallice, bir hal söz konusu.

Kıyafet desen fena, üste oturuş desen fena…

Surat zaten aynı surat.

Eeeeeee?

O yaşam standardında, evine, ofisine, giyimine bakılırsa özenli ve zevkli bir adam, Aslı’nın neyine bakıp vuruldu?

Yapmayın yahu, yapmayın.

Olay yok dolayısıyla eylem yok, resim hiç yok…

Sadece oyuncuya “etkilenmiş gibi bak” denilmiş, o da mecbur bakmış.

Bu da son dönemin modası.

“Tamamen ve sadece” oyuncu mimiği ile çekilen diziler.

star tv

Ateşböceği’nin tanıtımları dönerken de aynı hissiyattaydım, şu an da aynı şeyi düşünüyorum…

Dizinin castı hatalı.

Ne kadar birbirlerine baktırırsanız baktırın, ne kadar temas ettirirseniz ettirin, olmuyor.

İyi bir oyuncu mudur Nilay Deniz?

Olabilir, tartışılabilir ama bence bu rol için doğru bir tercih değil.

Bu arada şu baktırma, temas ettirme hallerinin de bölüm boyunca suyu çıkarıldı.

O kadar çok burun buruna kalıp, dakikalarca birbirlerinin gözlerine baktılar ki, gına geldi.

Gelelim diğer karakterlere ve olaylara…

Bari İlayda’yı bu kadar karikatürize etmeseydiniz de, ortada Barış için bir rekabet oluşsaydı.

Hukuk Fakültesini dereceyle bitiren biri, nasıl oluyor da bu kadar akıl yoksunu olabiliyor?

Nasıl böyle saçma sapan hallere düşebiliyor?

Ve kendini aptal durumlara sokabiliyor.

Ayrıca egosu bu kadar yüksek bir kadın, neden devamlı yaşam koçuymuş gibi yanında Sıdıka’yı taşıyor ve dinliyor.

star tv

Barış ve Aslı’nın ailesi ise fena ötesi.

Handan neden oğluşuna arabayı çalan kişi ile ilgili yalan söyletiyor?

Hadi söyletti, sonra neden kendi kendilerine biz yalan söyledik diye itiraf ettiler?

Handan’ın eve medyum çağırmasını anladık diyelim, aklı selim olan, mantığı simgeleyen Cahide nasıl bu oyuna geldi?

“Sırf sen birini seviyorsun ama kavuşamamışsın” dedi diye, niye hemen oltaya geldi?

Bu arada o medyum sahneleri ne öyle arkadaş?

Saçma olmalarını geçtim, bari azıcık gülümseseydik.

Aslı aile tarafında da abuk bir cafe hikayesi aldı başını gitti.

İki gün olmuş açalı, Aslı’nın annesi sabah kalkıyor akşam yatıyor, kimse gelmiyor diye söyleniyor.

Nasıl sevimsiz, nasıl sevimsiz…

Başlı başına zaping nedeni.

star tv

Bu arada daha üçüncü bölümde, nasıl bir senaryo üretim sıkıntısına girildiyse;  Aslı’nın işi bırakma, işe devam etme, deneme sürecini bitirme ve tekrar işten ayrılma şeklinde, aynı konu temcit pilavı gibi çevrildi durdu.

Gerçekten anlamakta zorlanıyorum.

Ve ratingler

Ateşböceği 3. bölüm, Total ve AB’de üçüncü sırada yer aldı.

Birinci sırada Ostersunds Galatasaray  UEFA Avrupa Ligi karşılaşması var.

İkinci sırada da Kanatsız Kuşlar… 

 

 

 

 

 

 

3000+ ABONE ARASINA KATIL

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

İlginizi Çekebilir

Kalp Atışı 2. Bölüm, 1. Bölümden Daha İyi Ama Hala... Kalp Atışı 2. bölüm yayınlandığına, bende notlar ala ala izlediğime göre ve en çok da fikr-i takip gereği, gözüme takılanları paylaşmak şart oldu. 🙂 ...
O Hayat Benim’in 2017 Modeli, Seni Kimler Aldı Evet, Seni Kimler Aldı ile O Hayat Benim arasında ciddi benzerlikler var. Mesela her iki dizide de başka bir aileye verilen çocuk hikayesi var. ...
İki Yalancı; Zengin Koca Arayan Kadınların Dramını... Hani Duygu karakteri çalıştığı mağazadan kovulup Bodrum'a gidince, kankası Burcu'nun dolduruşuna gelmiş ve o yüzden yalana ortak olmuştu. Hani Duyg...
Bu Haftanın Yeni Başlayacak Dizi ve Programları Ne... Yaz sezonunun sonuna geldiğimiz şu günlerde, yavaş yavaş yeni projelerin şekli şemali ortaya çıkmaya başladı. Her biri için de geri sayım başladı. ...

One Response to " Ateşböceği 3. Bölüm… Herkes Deliye Hasret, Barış Akıllıya! "

  1. Ali dedi ki:

    Dizi ile alakalı ince nüanslar yakalayacağım diye fazlaca kasıntı bir eleştiri olmuş bence. Nedeni şu, karakter inşasında şunu hep görüyoruz. Akıl ve duygu, hislerin çatışmasının bir toplamı var. Bu sağlamayı yapmak haliyle kolay değil. Asli ve barış durumuna gelecek olursak senarist zaten aşk tutarsızdır. Sağı solu belli değildir dedirtiyor hep. Bu acıdan bakılacak olunursa Asli neden böyle davranışları neden bu şekilde diye sorgulamak mantıksız. Çünkü örnek verilen sahneler de elbette ilkkez tekne kullanan 23 yaşında kizin ve kendini rahat hissettiği birinin yanında şirinlik yapması o atmosferin ya da durumun şaşkınlığı ile verilen bir tepkidir. Diğer bir bakış açısı da zaten o sahne de verilen şey Barış ‘ın asliyi yaptığı şeyi umursamıyor oluşu Asli nin da bu durum karşısında kalmasıydı. Böyle çok örnekler var. Güzel tespitler var ancak bir yaz dizisi olarak başlanan bu proje formatı gereği karakterler bilinçli şekilde karikatüze edilip öyle eyleme sokulmuş, bir tiyatro piyesi gibi alt metin felsefi boyutta mesaj tema aramak pek sağlıklı yolda ilerlemeyi sağlamayacak. Formül bence tutmuş durumda. Tek yapılması gereken çatışmaları iyi şekilde yansıtmak ve seyirciyi yani izleyiciyi en iyi şekilde empati kanalına sokup tiyatro jargonu ile söyleyecek olursam arınmasını sağlamak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.