"Bir Umut Yeter" Dizisini Zorlasak, Anca "Günlük Dizi" Çıkar! O da belki... | bibaksana My title

“Bir Umut Yeter” Dizisini Zorlasak, Anca “Günlük Dizi” Çıkar! O da belki…

AnasayfaDiziler

Written by:

Views: 81

Dün akşam Bir Umut Yeter dizisini izlerken, yaz döneminde Kanal D ‘de yeni sezon için yapılan dizi görüşmeleri aklıma geldi.

O zaman kanalın drama koordinatörü Nermin Eroğlu ‘ydu…

Kısa bir süre bu görevde kaldı, sonra da istifa edip gitti.

O dönemde çoğu yapımcı kendisinden fena halde yaka silmişti.

Zira herkese aynı cümle ile geri dönerek, insanları çileden çıkarıyordu.

Peki cümle neydi?

“Otuzuncu sayfaya geldim, bir şey anlamadım, sıkıldım ben, devamını da okumayacağım.”

İlk mesajları okuduğumda şaşırmış, “nasıl ya” demiştim.

Hani görevi gereği ve en çok da kendisine getiren ismin hatırına binaen, önce hepsini okur, sonra “bize uygun değil”, “uygun” ya da “uygun ama şu revizyonları yaparsanız olabilir” der diye düşünüyor insan.

Ama yok…

Hep aynı cümle…

Hep aynı sorun…

Otuzuncu sayfaya gelindiğinde bile anlaşılamayan senaryolar…

Ki bunların içinde okuduğum ve çok beğendiğim iki proje vardı.

Birinin de fikrini iyi bulmuş, müdahalelerle toparlanabileceğini düşünmüştüm.

En sonunda da Kanal D’nin bu kopyala yapıştır dönüşleriyle ilgili şuna karar verdim;

Zaten az dizi alacaklar ve hangi yapımcıya iş verecekleri belli, o yüzden de gelen herkesi geri çeviriyor.

Bu olabilir bir durumdur ve kanalın seçimidir.

Aşağı işaret sembolü

Lakin…

Dün akşam itibariyle anladım ki; gerçekten de o senaryoların otuzuncu sayfasına geldiklerinde bir şey anlamamış olabilirler.

Zira “Bir Umut Yeter” dizisini beğenip alan bir zihniyetin; beğendiğim, okuduğum, fikri güzel dediğim “o senaryoları” anlaması mümkün değil.

Gerçekten değil.

Yani doğru söylüyormuş Nermin Eroğlu

Haksızlık etmişim kendisine…

Demek ki onun için iyi, anlaşılabilir ve sıkılmadan okunabilir olan “Bir Umut Yeter” dizisiymiş.

alkış sembolü

Bir Umut Yeter” bana göre korku filmi kıvamında bir dizi…

Bu diziden zorlasan “belki” günlük dizi çıkar.

O da belki diyorum, dikkat!

Her seferinde daha kötüsü çıkmaz diyorum ama her seferinde de daha kötüsü çıkıyor.

Ben de şaşırmalara doyamıyorum ve her seferinde de aslında en çok kendime şaşırıyorum, net bilgi.

Bu dizinin neresini anlatayım, neresine laf edeyim gerçekten bilmiyorum.

Uzun yıllara yayılan ve iki koldan devam eden hikayelere sahip bir dizi…

İki hikayenin birleşmesi de anca dizinin 75. dakikasında oluyor.

Bir oraya gidiyorsunuz, bir buraya gidiyorsunuz.

Hikaye dağınık mı dağınık…

Ve hikayelerin ikisi de ilgi çekici değil.

Belli bir süre sonra insana “niye izliyorum ben bunu” diye sordurtur cinsten de denilebilir.

Bu arada dizi  Hayat Işığım filminden alınma…

Hem de baya baya, kör göze parmak misali…

Orada da çocuğu olmayan bir ailenin, rastlantı sonucu bir kayıkta kimsesiz çocuk bulmaları ve devamında gelişen olaylar anlatıyor.

Parası verilip hakları alınmış olsa bas bas duyururlar, öyle bir durum yok.

Ne diyeyim ben şimdi?

“Yakıştı mı” diyeyim yoksa “yakışmadı mı”, bir türlü karar veremedim.

En iyisi ortaya koyayım, isteyen istediğini alsın.

Bir Umut Yeter dizisinde Tolgahan Sayışman; Yılmaz karakterini canlandırıyor.

Önce bu karakterin askerlikten malulen emekli olmasını gördük.

Sonra…

Yaklaşık altı ay kadar hastanede kaldı,

Çıktı,

Fener bekçiliği için Köyceğiz’e geldi,

Usta denen bir adamın yanına gitti ve tanımadığı bu adam, evde kızı ve karısı olmasına rağmen bu yabancı adamı evinde misafir etti.

Sanırım oralarda; haberler yok, gazeteler yok, televizyonlar yok.

Alice Harikalar Diyarı misali…

Neyse…

Hazal Subaşı ‘nın canlandırdığı adamın kızı Elif, kıtlıktan çıkmış olacak ki, ayran budalası gibi bakarak anında Yılmaz’a aşık oldu.

Diğer tarafta da Esra Bilgiç Töre ‘nin canlandırdığı Derya, babasının yanına geldi ve evleneceği adamı tanıştırdı.

Baba karşı çıktı, onlar da kızıp geri döndü.

Yılmaz fenere yerleşti.

Bir sonraki gün Elif fenere gitti.

Yılmaz, “burada kalsan güzel olurdu ama kurallar var sadece bekçinin karısı kalabilir” dedi.

Kız da “o zaman evlenelim” dedi.

Yılmaz “olur” diye cevap verdi.

Ağlamak istiyorum, net bilgi…

Hıçkırarak ağlayan ifadesi

Ve her iki hikayenin karakterleri de evlendiler.

Bundan sonra geçen süreye dikkat!

Elif ilk çocuğuna hamile kaldı, karnı belirginleşince düşürdü.

Sonra ikinci çocuğuna hamile kaldı.

Son bir ayında düşürdü.

Aynı süreçte Derya doğurdu.

Derya kocası ile bebeğini alıp babası ile barışmaya gitti.

Kocası bebekle Köyceğiz’de bir evde kaldı.

Dışarıda fırtına var, göz gözü görmüyor.

El kadar bebekle, köy halkı eski bir aşiret mevzusu için peşine düştü diye küçücük kayığa bindi.

Ve öldü.

Bebekse; Yılmaz ve Elif kendi bebeklerini gömerken kayıkla adalarına geldi.

Bu arada o kayık tepeden bakınca denizin ortasındayken, nasıl oldu da Yılmaz aşağıya inince kıyıya geldi ben anlamadım.

İki ihtimal var;

Ya bebek kürek çekti…

Ya da ölü baba canlandı, kürek çekti, tekrar öldü.

Sonunda Yılmaz’ın karısı “bebek benim” dedi.

Çocuk büyüdü.

Mezarlıkta çocuğun gerçek annesi ile karşılaştılar.

Bla bla bla…

Bir tane kötü adam var, Taner…

Sözde Derya’ya aşık ve o yüzden hırs yapıp kocasını öldürüyor, çocuğunu da ölüme terk ediyor.

Ama sonra gidip Derya’nın kardeşi Dilek ile yatıyor.

Saçma sapan…

Kötü ötesi…

Öyle ki; hikayenin üzerine şöyle bir gelişi güzel üfleseniz, tozdan gözünüzü açamaz, soluk alamazsınız.

O derece yani…

Oyunculuklar fena…

Çekimler desen kötü…

Merak desen sıfır…

Neyin kafasını yaşıyorsunuz siz gerçekten anlamıyorum.

Bundan üç yıl kadar önce bir proje hakkında konuşurken, düşünülen oyuncu Tolgahan Sayışman’dı…

Yapımcı “Tolgahan ilk sahne onunla açılmıyorsa, senaryoyu kabul etmez” demişti.

Dün akşam baktım, Bir Umut Yeter dizisi Tolgahan Sayışman ile açılıyordu.

Ve bence bu projeyi kabul etmedeki tek kriteri de o ilk sahne olmalı.

Zira bu kadar edilgen, olmasa da olur bir karakteri oynamayı neden kabul etmiş olabilir ki?

Baktım baktım, bu hikayede bir oyuncunun olmalıyım diyebileceği tek bir unsur görmedim.

Yazık…

Ve reytingler…

Bir Umut Yeter; Total’de 2.35 reyting ile 15. ; AB’de 2.25 reyting ile 16. sırada yer aldı.

Yani ömrü yok…

Anlaşma nasıl bilmiyorum ama her an “bir bölümde kalkan diziler” kervanına katılabilir.

Bir Zamanlar Çukurova; Total’de 10.21 reyting ve AB’de 9.15 reyting ile birincilik ipini göğüsledi.

Bizim Hikaye; Total’de 6.2 reyting, AB’de 6.31 reyting ile ikinci sırada yer aldı.

Avlu ise; Total’de 5,73 ve AB’de 6,20 ile her ki kategoride de 3. oldu.

3000+ ABONE ARASINA KATIL

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

İlginizi Çekebilir

Kanal D’den Yeni Yarışma, “Alışveriş M... İvana Sert ve Kemal Doğulu ekranlara Alışveriş Melekleri ile dönüyor. Tabi ki konsept yine moda. Hem sunuculuğunu hem de juri üyeliğini yapacakl...
Burcu Esmersoy’un Yeni Kanalı Belli Oldu! Sektörde bir kaç isim var ve onlar arasında dönüp dönüp duruyoruz. Bunlardan bir kısmı yaptıkları işi tutturuyorlar, seviliyorlar ve ellerindeki pr...
Televizyon Dünyasından Haftanın Haberleri 12.06.20... Yusuf Çim ve Seren Şirince hangi proje ile ekranlara geri dönüyor? Arka Sokaklar devam edecek mi? Kanatsız Kuşlar ve Dünya Güzelleri ne zaman ba...
Bu Yazın En İyi Dizisi Sizce Hangisi? Deli Gönül, Kanatsız Kuşlar, Çocuklar Duymasın, Kalp Atışı, Şevkat Yerimdar, Dolunay, Ateşböceği, İki Yalancı, Rüya... Yaz sezonunun görücüye çıkan...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.