Bahtiyar Ölmez ve Ekşi Sözlük Yazarlarının Sırtına Binerek Komedi Yapan Bizim Senaristler! | bibaksana

Bahtiyar Ölmez ve Ekşi Sözlük Yazarlarının Sırtına Binerek Komedi Yapan Bizim Senaristler!

Diziler

Written by:

Views: 87

Ekşi sözlük mevzusuna girmeden önce Bahtiyar Ölmez‘in aslında yaz sezonuna uygun bir proje olduğunu söylemeden edemeyeceğim.

Yani kış için çok da doğru bir tercih değil.

Eylül projeleri yayına çıkmadan “lay lay lom sezonunda” ekrana gelseydi, kendisine kemik bir kitle edinebilir, kış sezonunda da bir ihtimal devam etme şansı yakalayabilirdi.

Böyle düşünmemin nedeni; Bahtiyar Ölmez‘in senaryo, çekim ve oyunculuklar açısından zayıf bir proje olması.

Tabi böyle zayıf bir diziyi eğer illa kış sezonuna sokacaksanız da, en doğru günler ya Pazar ya da Cumartesi olabilirdi.

Cennet’in Gözyaşları nedeniyle Pazar mümkün olmayınca, Bahtiyar Ölmez Cumartesi gününe konuldu.

Yani sezonu yanlış ama günü doğru.

Bence dizinin en büyük sorunu, karakterler…

Zira Bahtiyar Ölmez‘in kör göze parmak tadında bir karakter yaratma çabası var.

Ama ne çaba…

Ana karakterden yan karakterlere kadar her birinin absürt olması için ciddi çaba harcanmış.

O kadar çok çaba harcanmış ki, artık doğru ile yanlış birbirine karıştırılıp, saçmalamakta zirve yapılmış.

Ve hedef; eğlenceli, ilginç tipler yaratmakken, birbirinden itici karakterler ortaya çıkmış.

Bu arada dizide herkes mi aptal olur?

Tamam tamam…

Bu soruyu çokça sorduğumu ve hep “olabiliyormuş demek” diye cevapladığımı bende biliyorum.

Ama ben ne yapabilirim ki?

Ben yazmaktan sıkıldım, siz okumaktan ama ne yazık ki onlar yapmaktan sıkılmadı, net bilgi.

Zaten bizde anlayamadığım bir nedenle, “absürt dizi” denilince çıkarılan sonuç hep bu oluyor.

Kötülük yapan, iyilik yapan, saf olan, kurnaz olan, güçlü olan, zayıf olan herkes konsantre aptal.

E zaten yukarıda anlattım karakterler sevimsiz, üstüne de oldu mu size her biri aptal…

Peki bu durumda, yapan ve yayınlayanlar; bizim diziyi izlerken neyi takip etmemizi bekliyor olabilirler?

İnanın bana, baktım baktım bu soruya bir tane mantıklı cevap bulamadım.

Hani her şeyi yanlış kurarlar da, bir unsur doğrudur ve ona çok güvenirler, bir kısım izleyiciyi oradan yakalanıp, peşlerine takabileceklerine inanırlar da, strateji tutar ve o iş yürür ya, o unsur bile yok dizide.

Benim için dizinin en komik tarafı, komedi odaklı bir iş yapmaya yeltenip, komik bir tane bile sıfır kilometre diyalog yazılmamış olması oldu.

Enteresan bir kafa tabi…

Yani “cenaze arabası ile mi gideceğiz” diyen bir karaktere, ana karakterin “insanlar bu arabaya binmek için ölüyor” minvalinde espriler yapmasının “şaka” olarak algınlanması ve kullanılması benim için gerçekten komik.

Ki bu espri daha yeni “Yalaza 1.bölüm” içinde kullanıldı.

Bu işi yapıp, sektörden bir haber olma haline mi güleyim, beceriksizliğe mi güleyim bilemedim.

Koca yapım ve yayın ekibinde, bir tane bile projeleri izleyen takip eden yok mu?

Her diziyi izlemesi için birini görevlendirseniz, ne olup bitiyor, ne kullanılmış yakalarsınız.

Bu kadar mı zor…

Yahu mesleğiniz dizi yapmak, dizileri takip etmek, nok-ta.

Topu topu dizi yayınlayan altı kanal var.

Bir zahmet haftanın yedi günü yayınlanan dizileri takip edin.

Edemiyorsanız da birilerini işe alın, dizi seyrettirin.

Şaka gibi…

Bu arada benden size küçük bir bilgi…

Bahtiyar Ölmez‘in cenaze arabası esprisi, Yalaza‘dan alınma değil.

“Sıfır kilometre şaka yok” vurgusunu yapma  nedenim, bizim “sözde komedi yazarlarının” çoğunun madeninin “ekşi sözlük” olması.

Ben buna ekşi sözlük avcılığı diyorum.

Mesela gelin; Bahtiyar Ölmez ve Yalaza dizisinde söz konusu olan cenaze arabasına odaklanalım.

Senarist yazarken cenaze arabası ile ilgili bir espri arar.

Zira düğüne cenaze arabası ile gitmek absürt bir durum ve  binmek istemeyenler olacaktır.

Buna karşılık ana karakterin esprili bir cevap vermesi gerekir.

Peki kendi zekası ile bu espriyi üretemeyen ama ben komedi yazarım diyerek mangalda kül bırakmayan ve senarist titrini de kendine yakıştıran, yapım ve yayıncılar tarafında da yakıştığı söylenen bazı arkadaşlar bu durumda ne yapar?

Ekşi sözlüğe girer ve “cenaze arabası” yazar.

Ekşi sözlük önünüze dört sayfa döker.

Başlarsınız sayfalar arasında dolaşmaya, komik bir şeyler aramaya.

Hop önünüze, 16.05.2008 yılında yapılan bir paylaşım düşer.

“fıkralara konu olabilitesi olan arabaymış. Cenaze arabası şoförü, bir kıza seslenmiş

– şiiiiiiişt kız gelsene arabayla gezelim. 

Kızda, ‘hadi ordan be !!!! deyince, 

Adam : ‘sen ne diyon be millet bu arabaya binmek için ölüyo ölüyoooooo” 

Aşağıda sayfanın linkini ekliyorum.

https://eksisozluk.com/cenaze-arabasi–636975?p=2

O yüzden komedi dizilerine iyi bakın, güldüğünüz şeyleri genelde senaristler değil, ekşi sözlük yazarları yıllar önce yazmış oluyor.

Bununla ilgili yüzlerce örnek verebilirim.

Hadi ekşi sözlükten alınan bir iki espriye peki dedik …

Peki ya sonra?

Geriye kalan koskoca 120 dakika nasıl dolacak?

Tabi zor…

Öyle ya taşıma suyla değirmen dönmüyor.

Sonuç olarak geriye; komediden yoksun boş bir senaryo ile komik olma çabası ile şekilden şekile giren oyuncular kalıyor.

Abartılı oyunculuklar, garip mimikler…

Eklektik ve sevimsiz haller…

Velhasıl Bahtiyar Ölmez‘de karakterleri acilen doğru bir yere çekmek, diyalog ve olay anlamında şakayı yakalamak gerekiyor.

Yapabilirler mi?

İlk bölümü böyle çıktığına göre ve ekşi sözlükten medet umulduğuna göre, kapasite bu kadar olabilir.

Ve Reytingler…

Bahtiyar Ölmez Total’de 4.21 reyting ile 8. sırada, AB’de 3.42 reyting ile 7. sırada yer aldı.

İyi mi?

Cumartesi günü için tabi ki değil.

Ama Total’e bakıldığında çok çok da kötü değil.

Yani henüz para kazandırmıyor ama yükselebilir de denilebilir.

Hep söylerim ATV’nin kitlesi diğer kanalların kitlesinden çok farklıdır.

Bazen böyle işleri,  eksik gedik demeden sevebiliyorlar.

Bekleyip göreceğiz.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.