Dizilerin Yeni Moda Konusu, Birbirinin Yerine Geçen İkizler; Bakınız Nerdesin Birader... | bibaksana

Dizilerin Yeni Moda Konusu, Birbirinin Yerine Geçen İkizler; Bakınız Nerdesin Birader…

Diziler

Written by:

Views: 84

Bakınız Atv‘de Cumartesi günü başlayacak olan”Bahtiyar Ölmez“…

Bu projelerden birinde ikizlerden biri polis, diğerinde de mafya.

Zaten bu iki meslek ya da yaşam şekli dışında bir “titr” bulsalardı şaşardım ya hadi neyse…

Nerdesin Birader, Arka Sokakların içine ikiz karakterlerin yerleştirildiği bir iş.

Dikkat!

Bu noktada sadece hikayeden bahsetmiyorum.

Çekimler, mekanlar, makyaj, kostüm, yan karakterler, figüranlar ve verilen oyunculuklar açısından da söylüyorum.

Arka Sokaklar‘ı kötülediğim falan düşünülmesin zira on bir yıldır yayınlanan ve tekrarları da dahil olmak üzere, hala iyi reyting almayı başaran bir dizi için başarısız demek tabi ki de mümkün değil.

Ancak…

Arka Sokaklar bugün ilk bölümü ile yayına çıksaydı tutar mıydı?

Mümkün değil.

Zira her anlamda günümüz standartlarının çok altında çekilen bir iş.

Peki neden bu kadar çok seyrediliyor?

Çünkü Arka Sokaklar ile büyüyen koca bir nesil var.

Bu sayede dizi ile bir nevi aile olundu ve her haliyle kabul edilir durumda.

Ama bu durum sadece Arka Sokaklar‘a özel bir hal.

Sen oradan orijin alıp, o kalitede, o kafada “Neredesin Birader” diye bir dizi yaparsan olmaz, komik duruma düşersin.

Dün akşam Neredesin Birader‘i izlerken bir kez daha anladım ki; bizim büyükçe bir kısım yönetmenlerimiz sadece “Türk dizilerini” seyrederek kariyer yapıyor.

Hani anladık, teknik anlamda ve tabi ki bütçe anlamında yabancı dizileri yakalamanızı beklemiyoruz da, bari izlediğiniz Türk dizilerini bir tık ötesine geçin.

Çıtayı azıcıkta olsa yükseltin.

Mesela hiç değilse altına düşmeyin.

Bu ne arkadaş?

Bu kadar mı kötü çekilir bir dizi?

Mesela mı?

Dizinin finaline doğru, emniyete “Beykoz’da yanmış bir ceset bulunduğu” haberi gelir.

Ekip olay yerine gider.

Olay yeri inceleme, polis ablamıza bir adet delil poşeti içinde kolye uzatır.

İkizlerden sahte polis olan kolyeyi tanır zira kardeşine verdiği kolyedir.

Endişesini görürüz.

Bu arada polis abla, eldivensiz bir şekilde poşeti açar ve çıplak elle kolyeyi alır.

Sanırsın bujiteride kolye seçiyor.

“Eldivenleri giyer ve delil poşetini açıp kolyeyi alır” şeklinde sahneyi yazmayan “Senaryo 77” ekibi yazarlarının,

Ve senaryoda yazmasa bile “eldiven giydirip çekmeyi” düşünemeyen yönetmen Ulaş Cihan Şimşek‘in, sektörde iş bulabilmesine hayretle bakıyorum.

Aslında bu noktada en çok, hala hayret ediyor olmaktan dolayı kendime hayret ediyorum.

Zira sektörün yüzde doksanı bu minvaldeki yeteneklerle yürüyor.

Ne bekliyorsam, nasıl bir hayal dünyam varsa artık.

Polisiye iş çekiyorsunuz ama polisliğin mesleki melekelerinden haberiniz yok.

Hani her şeyi geçtim, seyirciye de mi saygı yok?

Anlamıyorum arkadaş anlamıyorum, bu isimlerin bir işten diğerine koşmasını anlamıyorum.

Kanal D‘nin final yapan dizisi Sevda’nın Bahçesi‘nde mutfak hikayesi anlatmaya çalışıp, bir tane bile doğru düzgün mutfak sahnesi çekemeyen yönetmeni Emir Khalilzadeh‘in yine Kanal D’nin Siyah Beyaz Aşk dizisinin yönetmen koltuğuna getirilmesini,

Star TV‘nin Ateşböceği dizisinde oyuncularına bir tane bile doğru düzgün oyunculuk veremeyen, Seçkin Özdemir‘in etrafa bakınma tiklerini temizleyemeyen ve ana kadın karakteri verdiği oyunculukla adeta bir çocuğa çeviren Barış Yöş‘ün, Kanal D‘nin hazırlık aşamasındaki “İnsanlık Suçu“nu çekecek olmasına,

İ-na-na-mı-yo-rum…

Üzgünüm ama bu sektör bu kafayla zor ilerler.

Garip bir şekilde ortada yüksek yüksek duvarlarla çevrilmiş  bir arazi var ve içinde de bir avuç insan orada top koşturuyor.

Yapılan işleri eleştirmesi gerekenler var ama onlarda eleştirmek ne kelime, olmamış işleri yağlayıp ballıyorlar.

Yurt dışından insanlar senaryo çalıp burada iş yapıyor, yazan bir kişi iki kişi…

Ne yapıyorsun arkadaş diyen yok.

Korkunç oyunculuklarla dizi çekiliyor, böyle oyunculuğun bu ekranda ne işi var diye soran da yok.

Bir sektörün muhalefeti eleştireni olmazsa, eninde sonunda o sektör kaybeder.

Hoş bizim eleştirmenlerin de bir  kısmı mahlas kullanarak senaryo yazıp, sonra da o senaryoları kendi mecralarında övüp övüp duruyorlar ya ona da neyse.

Al gülüm ver gülüm yani anlayacağınız.

Sonrada kendi kendimize “niye sorgulanmıyor, biz niye Neredesin Birader gibi işleri izliyoruz” diye soruyoruz.

Dizide bir çocuk var, oradan oraya tek başına geziyor.

Babası olduğunu düşündüğü adamı her yerde takip ediyor.

Sakın yanlış anlaşılmasın; öyle bir mahalle içinde takip etmekten falan bahsetmiyorum.

Lüks bir restaurantta, cinayet işlenen holdingin bahçesinde, Sirkeci’de yemekte, babasının mahallesinde, babasının evinde, hep tek başına ortaya çıkıyor.

Neredesin diye doğru düzgün soran, sorgulayan yok.

Hele diyalogları…

Şaka gibi…

Bizim yazarlar zeki çocuk deyince, erişkin gibi konuşan çocuk anlıyorlar.

Küçücük bedenin ağzında, kırk yaş diyaloglarını yapıştırıyorlar.

Sonra gemide bir defile düzenleniyor ve orada görev alan bir mankeni ağabeyi silahla esir alıyor.

Bizim çakma polis kardeş, sandalye arkasına saklanarak kurşunlardan korunabileceğini düşünüyor.

Yani kendisi über salak…

Tabi ana karakter über salak olunca, yan karakterlerin zeka seviyesini siz düşünün.

Sonra Hindistan ve polis kovalamaca sahneleri var ki, akıllara zarar.

Aslında çok da uzatamaya gerek yok.

Nerdesin Birader boşuna ekran işgalinden başka bir şey değil, nok-ta.

Ve Reytingler

Nerdesin Birader Total’de 3.46 reyting ile 13. sırada, AB’de 2.55 reyting ile 16. sırada yer aldı.

Çarşamba gününde tüm dizilerin akıbetiyse aşağıdaki tabloda ortada.

Diriliş Ertuğrul dışında, hasbel kader bir Meryem var o kadar.

Gerisiyse final için geri sayımda.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.