"Gerçeğin Peşinde" Programında Kurgu Var mı Yoksa Sadece Kontrolsüzler mi? | bibaksana

“Gerçeğin Peşinde” Programında Kurgu Var mı Yoksa Sadece Kontrolsüzler mi?

AnasayfaProgramlar

Written by:

Views: 727

Mevzu Gerçeğin Peşinde programında işlenen Hande Çinkitaş cinayetinin gizli tanığı ile ilgili.

Kafamda deli sorular var desem yeridir.

Evet, sondan başladım ve hemen başa dönüyorum…

Müge Anlı, Serap Ezgü ve İnci Ertuğrul‘un yaptığı programları severek izleyen biriyim.

Özellikle yaz sezonu bütün programların tatile girdiği dönemde başlaması nedeniyle de, Serap Paköz‘ün “Gerçeğin Peşinde” programını çok sıkı takip ediyorum.

Yani öyle ki, bana hangi bölümde ne olduğunu sorun, anlatırım.

Özellikle de cinayet dosyalarında…

Açıkçası Gerçeğin Peşinde programını, Müge Anlı‘nın Tatlı Sert‘ine göre daha agresif buluyorum.

Agresif diyorum çünkü milletin kapısına canlı yayın esnasında kamerayla gidip dakikalarca kapıyı çalacak kadar rahatlar.

Biraz kolay sinirlenip insanları program esnasında azarlayabiliyorlar.

Bazen kendilerine güvenleri zirve yapıp o kadar kolay gaza geliyorlar ki, ekran karşısında şaşırıp kalıyorsunuz.

Mesela Türkiye’de kaçak olan yabancı uyruklu bir tanık, programa katılamıyor diye, Serap Paköz”ün “biz sana vatandaşlık da aldırırız” dediğini kulaklarımla duydum, gözlerimle gördüm. 🙂

Yani Gerçeğin Peşinde de bazen bir kontrolsüzlük durumu söz konusu olabiliyor ama ben yinede  severek izliyorum programı.

Lakin dün itibariyle bir programa denk geldim ki, kafam fena karıştı.

Midem bulandı.

Niye mi?

Turan Yener isimli şahıs yüzünden.

Peki Turan Yener kim?

Sorunun cevabı, Gerçeğin Peşinde programında saklı.

Bu adam günlerce gündemi meşgul etti.

Önce gizli tanık olarak telefona bağlandı.

Sonra stüdyoya geldi.

Yüzü gizlenerek yayına çıktı.

Ben her şeyi anlatacağım,  Osman isimli şüpheliyi tanıyorum, Şehnaz Nezih ve o grup seks yapıyorlarmış, Hande bir gün Osman evdeyken görmüş, Osman çocuk pornosu seyrediyordu diye, bin tane korkunç ayrıntı verdi.

Hande Çinkitaş cinayetinin işleniş şeklini de, Osman’dan duyduğunu söyleyerek anlattı ki, sanki cinayet esnasında oradaymış gibi.

Ekran karşısında ağzımız açık, tüylerimiz diken diken dinledik bu adamı.

gerçeğin peşinde

Programa yüzü mozaiklenmiş şekilde katıldı dedim ya, ilk programın sonlarına doğru “açın yüzümü”  dedi.

Emniyete gitti ifade verdi.

Sonra tekrar programa katıldı.

Turan Yener‘in program esnasında cinayeti tüm ayrıntısı ile anlatmasından dolayı, en son yayın esnasında polisler aldı götürdü.

Sonra?

Sonrası yok.

Ne oldu, nerede bilmiyoruz.

Ta ki düne kadar…

kanal d

Dün Kanal D‘de yeni bir program başladı, adı “Gel Barışalım“.

Asuan Dabak sunuyor.

Hani şu yeni moda olan; evlendirme programından çık, barıştırma programına git ve içini dışını, hayatının tüm ayrıntısını ortaya dök formatlarından.

Aslında bu da bir çeşit pornografi ya neyse…

“Bizi Boşayın Artık”, “Cenazem Var Bi Zahmet Gömün Artık” gibi isimlerde ve konseptlerde programları, pek yakında izleyebiliriz bilginiz olsun.

Biz dönelim asıl mevzuya…

Gel Barışalım” yeni program ya, hem meraktan hem de iki kelam ederim diye oturdum ekran karşısına.

O da ne?

Bizim  Gerçeğin Peşinde programında, en son emniyet mensuplarının alıp götürdüğü nam-ı diğer gizli tanık Turan Yener, şimdide barıştırma programında ahkam kesiyor.

Kanal D‘nin stüdyosunda, Fox TV‘de Zuhal Topal‘ın evlendirdiği Metin var.

Karısı Dürdane onu terk etmiş “gel barışalım” diyor.

TV8‘den geçen bizim gizli tanık Turan Yener‘de”ben Dürdane’yi sizden iyi tanırım” diyor.

Şu iki cümledeki kanal trafiğine bakın…

Pes…

Anladığım kadarıyla da sesi yayından alındığına göre, Dürdaneyi yine abudik kubidik bir yerlerden tanıdığını söylüyor.

Programdan kısacık bir parçayı yukarıda veriyorum, siz Kanal D‘nin sayfasından tamamını seyredebilirsiniz.

Soru şu, cinayet programları da mı kurgu?

tv8

Yani tabi ki ailelerden, dertlerine çare bulmaya çalışanlardan bahsetmiyorum ama bu adamın programın üzerinden yaklaşık bir bir buçuk ay geçtikten sonra, başka bir programda oturup yine birileri hakkında ahkam kesmesi açıkçası kafamı karıştırdı.

Hadi bu adam kötü niyetli ve şovmen biri diyelim, ne yani Gerçeğin Peşinde ekibi bu kadar mı doğruyu yanlışı ayırt edemiyor.

Geleni olduğu gibi mi yayına çıkarıyorlar?

Hiç mi tanıklar, telefonlar, bilgilerin sağlaması yapılmıyor?

Bu adam; ensest dedi, çocuk pornosu dedi, grup seks dedi.

Ve bu kelimelerin geçtiği cümleleri, hep birileri için kullandı.

Evet emniyete gitti, ifade verdi ama bu benim için bir şey ifade etmiyor ki.

Yani şimdi ben diyelim ki ruh hastasıyım, yarın programı arasam, herhangi bir cinayet dosyasında birine sallamaya başlasam ne olacak?

Bakın doğrudur ya da yanlıştır bilmem ama yukarıda ki ithamlar ağır ithamlar.

Bir gün gelir, biri iftiraya uğrar, kendine yediremez, bir buhrana kapılır, acısını bir nebze olsun dindirmek için geldiği programdan bambaşka bir şekilde çıkar ki, sonra kimse bunun altından kalkamaz.

tv8

Dedim ya, kafamda deli sorular var diye, mesela “Gerçeğin Peşinde” programı merak unsurunu arttırmak için, gerçeğin içerisine kurgu mu katıyor yoksa sadece kontrolsüzler mi?

Kurgu varsa ayrı fena, kontrolsüzlerse ayrı fena.

Al birini vur ötekine.

Zira cinayete çocuğunu kurban etmiş her anne baba, bu programlarda duydukları her ayrıntıda can çekişiyorlar, her gün ölüp ölüp diriliyorlar.

Bu Turan Yener isimli adamın dedikleri “Gerçeğin Peşinde” programında kaç gün yayınlandı biliyor musunuz?

Ne yani, ortada bir havuz var ve bu havuzun figüranları, başrol olmak için kanallar arasında dolaşıp dolaşıp, sonrada buldukları ilk fırsatta starlığa mı oynuyorlar?

Eğer bu adam bir oyun oynadıysa, Gerçeğin Peşinde oturup bir düşünmeli, fazla agresif ve kontrolsüz müyüz diye?

Zira iki gün önce cinayet tanığı olarak ortaya çıkan adamı, iki gün sonra stüdyoda seyirci koltuğunda bir evlilik konusunda ahkam keserken görmek, mide bulandırıyor.

Televizyondan insanlar hakkında doğru ya da yanlış konuşmak bu kadar kolay olmamalı ki, o adamın ağzından çıkanlar yenir yutulur şeyler değildi.

Gerçeğin Peşinde evlilik programı değil ki, bak Zuhal Topal‘den Esra Erol‘a geçmiş, bunların hepsi kurgu deyip, iki gülüp geçelim.

Cinayetlerden, dramlardan bahsediyoruz.

Gerçeğin Peşinde şimdi nasıl ayıklayacak bu pirincin taşını, hep beraber izleyip göreceğiz.

 

3 Responses to " “Gerçeğin Peşinde” Programında Kurgu Var mı Yoksa Sadece Kontrolsüzler mi? "

  1. Tuncer dedi ki:

    Nezih cinkitas bu turhan yener için balon demişti zaten en son özkan diye bir kayıp şahıs vardı annesi kahveyi basmisti orada bir söz kullandı siz bunlara neden prim veriyorsunuz bunlar reyting peşinde orada hande diye bişey yok 15 gün içlerinde kaldım ben şeklinde cümleler kullandigindan beri ben inanmıyorum bu programda olan bitene Serap Paköz Müge Anlı dan daha önceleri bu tip programlar yaptığı ile ovunur herzaman ne yazıkki Müge Anlı kadar başarılı olmadığı aşikar

  2. Ali dedi ki:

    Heralde Cast Ajanstan çağırdılar, yersen lupen yapalım dediler ve sirk kurmak istediler de programın güvenilirliğini zedelediler…. Bu adamda herkesi tanıyor 🙂

  3. Filiz Ertekin dedi ki:

    Serap Paköz, yoldan geçeni zanlı ilan etmek isteyerek, reyting peşinde koştururken, tekrar tekrar sorduğu deli sorularla, bir apartman dolusu sülaleyi, ruh hastası etti !!!
    Böyle bir program yapmak için, yeterince bilgisi olmadığı gibi, herhangi bir yetkisi de olduğunu sanmıyorum!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir