Gerçeğin Peşinde'nin Dosyalarından Tuğçe Büşra Cinayeti Çözüldü! | bibaksana

Gerçeğin Peşinde’nin Dosyalarından Tuğçe Büşra Cinayeti Çözüldü!

Programlar

Written by:

Views: 114

Gerçeğin Peşinde programını, bir tane bile cinayeti çözemeden yeni dosyalara saldırıyor diye eleştirenlerden biri de benim.

Her seferinde de Serap Paköz, dosyaları kapatmıyoruz ancak beklediğimiz şeyler var, geri çekilmek zorunda kalıyoruz minvalinde bir açıklama yapıyordu.

Tuğçe Büşra cinayeti çözülünce de aynı açıklamayı yaptı.

Cinayet ile ilgili bilgileri vermeden önce, bu açıklamanın beni her seferinde olduğu gibi, bu sefer de ikna etmediğini söylemeden edemeyeceğim.

Zira bazı dosyalara başladılar ve daha izleyenlere bile doğru düzgün bir şey anlatamadan kenara çekildiler.

Tabi ki o dosyalarda polis ve adliye süreci devam ediyor, edecektir de…

Doğal süreç bu.

Bu programlar olsa da, olmasa da.

Devlet ve hukuk, televizyon programlarına göre hareket etmez.

Kriminal programların amacıysa; bir ivme yaratmak, ilgiyi oraya çekmek.

İnsanları konuşturmak, tutarsızlıkları kayıt altına almak, görgü şahitlerine ulaşmak ve konuşur hale  getirmek.

Umarım başlarmış gibi yapıp bir kenara bıraktıkları dosyaların zanlıları, devletin kolluk kuvvetleri ve hukuk tarafından bulununca da biz bulduk deyip, varan 2, varan 3 diye lanse etmezler.

Mesela Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde oturan zihinsel engelli Güray Tosun cinayeti bunlara sadece bir örnek.

Büyük hata olur, net bilgi…

Diğer dosyaları ve programa dair eleştirileri bir kenara bırakalım ve sır perdesi 11 yıl boyunca bir türlü aralanamayan Tuğçe Büşra cinayeti  ile ilgili gelen güzel habere odaklanalım.

Evet, cinayet çözüldü ve aileler artık bir nebze de olsa rahat nefes alabilecek.

Ve Serap Paköz‘ün cuma günü yayında söylediği gibi, bu tam anlamıyla Gerçeğin Peşinde ekibinin sonuna kadar hak ettiği “Varan 1!

alkış sembolü

Hadi Gelin, Tuğçe Büşra cinayeti ve çözüme doğru giden gelişmeleri şöyle bir hatırlayalım…

21 Mart 2006 günü Balıkesir Karacalar köyünde, öğlen saatlerinde yemeklerini yedikten sonra okula dönüş yolunda sırra kadem basan kuzenlerin cesetleri, 44 gün sonra bir menfezde bulunur.

Tuğçe’nin tırnakları arasında iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edilir.

O dönemde bazı şüphelilerden DNA örneği alınır.

Bu kişiler arasında o yıllarda Savaştepe’de küçük bir kız çocuğa cinsel saldırıdan cezaevine giren 4 kişi de vardır.

Ve bu kişiler Tuğçe ve Büşra’nın kaybolduğu dönemde, hapiste değillerdir.

Çıkan Adli Tıp raporunda; Tuğçe’nin tırnakları arasından çıkan DNA örnekleri ile karşılaştırıldığında, çocuk istismarı nedeniyle hapis yatan ve o tarihlerde çıkan Seyhan Y. ile Ayhan Y.’nin DNA’sı ile yakınlık kurulduğu ancak bu kişilerin soy bağından erkekler arasından birilerin olabileceği belirtilir.

İşte bu rapor her geçen gün katlanarak büyüyen 11 yıllık bir çilenin de başlangıcı olur.

Koca bir köy birbirine düşer.

serap paköz

Ve yıl 2017…

Gerçeğin Peşinde tekrar dosyayı açarak itici bir güç oluşmasını sağlar.

Yeni Savcı ciddi bir hassasiyet ile olaya yaklaşır.

Hatta bu yeni Savcı o kadar özenli ve hassas ki, program esnasında kafaya takılan bilgi eksikliklerinde bile avukata mesaj atıp, bilgi verecek kadar da yardımcı olur.

Destek almaktan da, destek vermekten de erinmeyen, aydın, bu memleketin tam da ihtiyacı olan biri diyebilirim.

Zira ilk kez bu kadar olayların içinde bir Savcı görüyorum, net bilgi…

serap paköz, taner güven

Gerçeğin Peşinde programında, Tuğçe Büşra cinayeti dosyası açıldığı ilk günden itibaren, özellikle Adli Tıp Uzmanı Yardımcı Doçent Doktor Taner Güven, çocuklardan alınan  DNA örneklerinin tekrar incelenmesi gerektiğini vurgulayıp durdu.

Sonuç olarak da Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevlendirdiği Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersi Kalfaoğlu, DNA örneklerini tekrar inceledi.

İnanılacak gibi değil ama yeni Adli Tıp raporunda; Seyhan Y. ve Ayhan Y.’nin DNA’sının, Tuğçe’nin tırnakları arasından alınan DNA ile uyuştuğu ve katillerin bu kişiler olduğu sonucu çıktı.

Ve Savcılığın talimatıyla, gece saat 03:00 sularında yapılan bir operasyonla katiller tutuklandı.

Geç gelen adalet de diyebiliriz aslında…

Tabi 11 yıl önce birileri işlerini doğru düzgün yapsaydı, insanlar bu kadar acı çekmeyecekti.

Gelelim itirazıma…

Bu çocuk tacizcileri neden hapishanelerden bırakılıyor?

Pedofili bir hastalık değil.

Dolayısıyla da iyileştirilebilir bir şey değil.

Bu insanlar çocuklara karşı cinsel haz duyuyorlar.

Hapse girdi çıktı, hop iyileşti, şimdi akranlarına ilgi duyuyor durumu yok.

Her bıraktığınız adam ya da kadın, çıktıklarında başka çocukları hedef alıyor.

Bakın Seyhan Y. ve Ayhan Y.’ye…

Seyhan Y. bir trende, yetiştirme yurdunda kalan 13 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz etmek suçundan daha önce cezaevinde yatmış.

Sonra çıkmış, Tuğçe ile Büşra’yı hedef almış.

Kim bilir bu 11 yıl içinde kaç tane çocuğun canı yandı da haberimiz yok.

Yurt dışında pedofili suçluları için bin tane çözüm bulmuşlar.

Biz niye bulamıyoruz?

Hadi bulamadık, hiç değilse oralardan alıp uygulayamıyoruz, gerçekten anlamak mümkün değil.

Sonuç olarak Gerçeğin Peşinde ekibini tebrik etmemek elde değil.

Tabi tek kuruş almadan davanın peşini 11 yıldır bırakmayan Avukat İbrahim Erenci‘yi ve olaya hassasiyetle yaklaşan Savcı’yı da…

Umarım Tuğçe ve Büşra bundan sonra mezarlarında bir nebze olsun rahat uyuyabilirler.

Darısı diğer cinayetlerin ve acılı ailelerin başına.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.