Meryem Şimdilik Yerini Garantiledi Ama... | bibaksana

Meryem Şimdilik Yerini Garantiledi Ama…

AnasayfaDiziler

Written by:

Views: 53

No 309” sezon finali yaptığına ve “Bu Sayılmaz” da fena ötesi bir iş çıkardığına göre, “Meryem” artık bir süreliğine de olsa derin bir nefes alabilir.

Şu koşullarda Eylül’e, yani gerçek rakipleri sahaya çıkana kadar, rahat rahat ekmek yiyecek, rating sıralarında birinci olacaktır.

Bu noktada Fox Türkiye‘nin nasıl bir hamle yapacağı çok önemli.

Zira kanal Eylül ayı başında, Hazal Kaya ve Burak Deniz‘in başrollerini paylaştığı “Bizim Hikaye“yi yayına sokacak.

Ben olsam; Bu Sayılmaz‘ı rekabetin olmadığı cumartesi gününe koyar, nefes aldırır, müdahalelerle toparlamaya çalışır, çarşamba gününe de direk “Bizim Hikaye”yi koyardım.

Ki büyük ihtimalle “Bizim Hikaye“, Meryem‘i bu haliyle çatır çatır yiyecektir.

Gözlerini kapatan maymun ifadesi

furkan andıç

Gelelim benim Meryem 2. bölüm notlarıma…

Öncelikle an itibariyle karar vermiş bulunmaktayım ki, Furkan Andıç‘ı agresif karakterde sevmedim.

Aslında sevmeme nedenim, belkide Savaş karakterinin boyutsuz ve sığ yapısından kaynaklı da olabilir.

Zira garip bir profil çizmişler.

Hani acısını anlıyoruz da, yaptıklarını anlamıyoruz.

Bir yandan babasına kızıyor ama aslında her geçen saniye babasına benziyor.

Mesela…

Savaş’ın babası Yurdal adamına golf sopası düz mü değil mi diye sorup sonra girişiyor, Savaş’ta Güçlü’ye,  Sevinç’i oraya götüreni bulacaksın ve bana getireceksin diye bağırıyor.

Ya da…

Kazayı Meryem yaptı.

Hadi arabadaki diğer kişiyi bulmak isteyebilir çünkü sevdiği kadını orada bırakmalarının bedelini ödetmeyi arzulayabilir ama ya Meryem’in babası?

Onun günahı ne?

Yaşadıkları evi yakarak ona da bedel ödetmesi ne alaka?

Sonuç olarak Savaş, sadece reflekslerle hareket eden, sağ duyusunu komple kaybetmiş birine dönüştü.

Bir çeşit cehaletin diplerinde yüzen “kan davası” kafası.

Onlardan birilerine zarar verelim de, kime olursa olsun.

Kızabilir, nefret duyabilir, Meryem’in acı çekmesini isteyebilir ama yine de ana erkek karakterin bir terazisi olmak zorunda.

ayça ayşin turan

Bu arada Oktay ile Meryem arasındaki ilişkiyi, nasıl olup da hala bulamadıklarını anlayamıyorum.

Bu durum Savaş için devamlı altı çizilen “güçlü” imajını yaralıyor.

Ama diğer yandan da senaryo hatası gereği, bu bilgi ortaya çıkarsa işin heyecanı uçacak ve elde malzeme kalmayacak demektir.

Bu nedenle de dizi  her ne kadar Kore uyarlaması olsa da, ta baştan mantıklı bir  cevap bulmaları gerekiyordu.

Lakin Meryem ekibi bulmaya tenezzül bile etmemiş.

Böyle olunca da inandırıcılıktan yiyor.

Oktay, Meryem ile sevgili olduklarını  sözde saklamaya çalışıyor ama eylemde durum hiç de öyle değil.

Meryem’in babasını hastanede ziyaret ediyor, suçunu itiraf etmiş mahkumu görmeye hapishanede gidiyor.

Ayrıca Savaş ve Güçlü, şöyle on dakika mahallede dolaşsalar, Meryem ile Oktay’ın sevgili olduklarını öğrenecekler ama nedense dolaşmıyorlar.

Aslında bu bilgiyi öğrenmemek için ciddi çaba harcıyorlar da denilebilir.

Mesela ancak bu bölüm Sevinç’in iş yerine gitmeyi akıllarına getirebildiler.

Orada da restaurant müdürü,  “kameralar çalışmıyor, sadece caydırma amaçlı” dedi.

Güçlü, gece gizlice mekana girdi ve görüntüleri bulamayınca “silmişler” dedi.

Burada aklıma takılan bir soru var?

Bu Güçlü nedir, necidir.

İşi gücü yok mudur?

Yoksa işi gücü bu mudur?

Her yerden bilgi topluyor, telefon gprs kayıtlarına kadar dakikasında öğrenebiliyor, mekanlara hırsız gibi girebiliyor…

Nereden geliyor bu yetenekler ve bilgi kaynakları kimler?

Yani…

Acilen Güçlü’yü kimliklendirmek gerekir.

Mesela rahmetli babası polistir de, dolayısıyla bu sayede emniyette seveni ve yardım edeni çoktur gibi…

Her yere eli uzanan adamın meziyetinin nedeni, bilgi anlamında verilmeyince, bu sefer de karakter ete kemiğe bürünemiyor, inandırıcı olmuyor.

Şimdiden söylüyorum ve rica ediyorum, bu bilgiyi ortalama Türk senarist kafası gereği, bir paragrafı bulan diyalogla vermezlerse seviniriz.

Bunu anlatmak eğer “anla” sınırlı kalabiliyorsa, kalem kıvrak demektir.

Bu bazen bir resimdir, bazen bir madalya, bazen de tek bir cümle.

O kadar…

Bilgi cümlesi istemiyoruz, net bilgi.

açelya topaloğlu

Bu arada dün akşam yayınlanan Meryem 2. bölüm‘de Derin, sahilde Savaş’ın yanına geldi ve bir iki cümle konuştuktan sonra Savaş onu bırakıp gitti.

Derin çantasından Sevinç’in arabada düşürdüğü anahtarını çıkardı ve denize attı.

Neden hemen bulur bulmaz yok etmedi?

Savaş acım geçti deseydi, ona mı verecekti?

Hayır.

Kendisi ile ilgili tüm delilleri yok etmeye çalışırken, neden onu saklıyor.

Heyecan olsun diye mi?

Saçma…

kanal d

Gelelim küçük notlarıma;

Yukarıda yazdım, Sevinç’in ölmeden önce çalıştığı restaurantın kamera görüntülerini almak için Güçlü, gece mekana gizlice girdi.

Kamera kayıtları, kapısında “izleme odası” yazan bir odada tutuluyordu.

Sanırsınız restaurant değil alışveriş merkezi.

Sanat grubuna buradan selam olsun.

Şavaş’ın babası Yurdal karakterinin oyunculuğu, bariz bir şekilde İçerde‘nin Kebapçı Cemal’inden esinlenilmiş.

Çok belli oluyor.

İblis ifadesi

Açelya Topaloğlu keşke bu kötü kadın rolllerini hiç kabul etmeseymiş de, İnadına Aşk‘taki halleriyle aklımızda kalsaymış.

Orada; farklı, eğlenceli ve dikkat çeken bir hali vardı.

Burada etkisiz elemana dönüşmüş.

Bence yine o tip rollere kaymalı.

Meryem dizisinin en zayıf tarafı karakterlerinin sadece ikiye ayrılıyor olması; kötüler ve aptallar.

Çok kötü ve bir miktar aptal var.

Dolayısıyla ivedilikle aptalları akıllıya doğru çekmek, kötülerin sayısında da bir denge sağlamak gerekiyor.

Zira herkes kötü olunca, esas kötünün bir manası kalmıyor.

Mekanlarla ilgili sıkıntı devam ediyor ama dördüncü bölümden sonra bu konuda radikal değişiklikler yapılacağını düşünüyorum.

Artı bir sembolü

Bence acilen Kıraç ile çalışmayı bırakmalılar.

Meryem 2. bölüm içinde Kıraç‘ın sesini titrete titrete söylediği şarkıda televizyonu kapatmamak  için kendimi zor tuttum.

Hala diziye Aliye kaçmış gibi.

Bu müzikler tedavülden kalktı ve izlerken diziden koparıyor, net bilgi.

Kulaklarını kapatan maymun ifadesi

Aslında Meryem‘in genelinde de bir naftalin kokusu var.

Hafta içi sosyal medyada yazmıştım, yönetmen Mustafa Şevki Doğan artık yok.

Yerine 5. bölümden itibaren Barış Erçetin geçecek.

Onun acilen diziyi bu naftalin kokusundan arındırması gerekiyor.

Göz kırpan ifadesi

En önemlisi de Savaş karakterine, hem senaryo hemde çekim açısından sağlam bir ayar vermeleri şart.

Bu şekilde yürümesinin imkanı yok.

Hoş tanıtımlardan anladığım kadarıyla, üçüncü bölüm itibariyle “kuş ve yangın” mevzusundan dolayı, biraz sakinleşecek gibi ama izleyip hep beraber göreceğiz.

Ayça Ayşin Turan, hala dizinin tek doğru çalışan unsuru.

Gerçekten izlerken insan masumiyetine inanıyor.

Can yakarak bakmak konusunda muazzam.

alkış sembolü

Diziye bir anda çok karakter soktular ve boğdular.

Çoğu da işlevsiz karakterlerdi.

Onlara hızlıca gerçek işlevler kazandırmak gerekiyor.

Mesela Sevinç’in çalıştığı restaurant müdürünün hemen şantaja başlamasına ne gerek vardı?

Zaten kötü çok, bir tane daha kötü niye?

Onu da cepte tutsaydınız da, bir iki bölüm sonra kullansaydınız.

Japon canavarı sembolü

Hapishanede Ayta Sözeri‘nin canlandırdığı karakterin ölmesine açıkçası üzüldüm zira kendisine bayılırım.

Dizi boyunca Meryem’e yol arkadaşı olabilirdi.

Zira Meryem’in özelinde, Oktay ve babası dışında kimseyi göremiyoruz.

Bu çok önemli bir ayrıntı çünkü Meryem’e, seyircinin izlerken söylediklerini söyleyecek bir arkadaş lazım.

Uyaracak, Oktay’dan hoşlanmayacak, tepkisini koyacak.

Yani Meryem‘de “izleyicilerin sesi” yok.

Bu ses, önemli bir izlenme nedenidir.

Olmalıdır.

Yani Meryem’e kanka şart.

Ayta harika olurdu ama ne yazık ki tren kaçtı…

Zafer kazanmış ifadesi

Sonuç olarak; evet şu an Meryem Eylül’e kadar kendini garantiye aldı.

Lakin bu süreci doğru kullanarak sezona güçlü girebilmek için hızlıca radikal kararlar almalılar.

Meryem toparlanır mı?

Kesinlikle toparlanır…

Hem de çok kolay bir şekilde.

Sadece bu süreci iyi kullanmak, hızlı hareket etmek gerek.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.