Nam-ı Diğer HiLeon, Bu Senenin En İyi Çifti... | bibaksana My title

Nam-ı Diğer HiLeon, Bu Senenin En İyi Çifti…

AnasayfaDiziler

Written by:

Views: 1043

Bu senenin en iyi karakterinin, Fazilet Hanım ve Kızları dizisinden çıktığını daha önce yazmıştım.

Sıra geldi bu senenin en iyi çiftine…

Önümüzdeki beş ay içerisinde daha iyisi çıkar mı bilmiyorum ama şimdilik benim en iyim, açık ara farkla Vatanım Sensin dizisinden çıktı.

Nam-ı diğer HiLeon yani Hilal ve Leon.

Muazzam bir dille yazılmış, tüm kodları ustalıkla yerleştirilmiş iki karakter.

Eminim, yazanlar ve çekenler için Hilal ve Leon’un bu kadar sevilmeleri sürpriz bir sonuç değildir.

Zira uzun zamandır ilk defa; zaaflarıyla, hırslarıyla, bağlılıklarıyla, acıları ve mutluluklarıyla tüm yönlerine tanık olabildiğim, beyaz camdan çıkıp adeta gerçek birer kişiye dönüşen karakterler izledim.

kanal d

HiLeon‘u bugüne kadar hiç yazmadığım için, bir süredir sezon finali yapmasına rağmen mail ve mesaj bombardımanına tutuluyordum.

İzleyemediğim, yoğunluk nedeniyle kaçırdığım çok bölüm vardı ve o yüzden de bir türlü elim gitmiyordu.

Haftasonu iki günlük boşluk yakalayınca, tüm eksikleri tamamladım ve neden HiLeon bu kadar sevildi sorusunun cevaplarını aradım.

Buyurun bakalım…

Hilal ve Leon’un hikayesi imkansız bir aşk üzerinden yürüyor.

Bu özel bir durum değil.

Zira aşk konulu her dizideki aşk, imkansız.

Fakir kız zengin adam ya da zengin kadın fakir adam veya yasak aşk hikayeleri…

Hemen kavuşabilseler, zaten kağıda dökülecek değerde olmazlardı.

Peki Hilal ve Leon’u diğer dizi karakterlerinden ayıran ne?

Bence dili.

Öyle basit, barda bahçede ya da alışveriş merkezinde saçma sapan ilk görüşte aşk halleri yok.

Ya da birbirlerini görür görmez sadece kadının adamı, adamın kadını düşündüğü bir durum da söz konusu değil.

Hilal’in de, Leon’un da, hayatla kavgaları var.

İnandıkları var.

Savaştıkları cepheler, yürekten bağlı oldukları bayrakları var.

Kan kokan dünyalarında; nefretten ilgiye, ilgiden aşka evrilen hikayelerinde, oluruna olmazına bir aşkın her anına “ikna edici” şekilde Vatanım Sensin‘de tanık oluyoruz.

Öyle ki; onların aşkları ete kemiğe bürünürken, izleyenler farkında olmadan iki tane arkadaş edinip, kendilerini Hilal ve Leon’un beraberliğini isterken buluyorlar.

Her şey işte tam da böyle başladı.

Nefretle…

Sınırları keskin kalın çizgilerle çizili, büyük harflerle “SEN BEN” ve “SİZ BİZ” diyerek.

Ama öyle basit, zayıf diyaloglardan oluşan bir nefretle değil.

Her kelimenin altının dolu olduğu, içinde Kafka’nın da Sadi’nin de yer aldığı kavgalar.

Öyle ki “aşksız bir yürek, çorak bir ülkedir. Hiçbir şey yetişmez orada. İnsan sevmeyi bilmeyen, memleket sevmeyi nereden bilecek ki” diyecek kadar, hayatı anlamaya çalışan, sorgulayan, öğrenen, tartışan,  gözle görülür olmaktan çıkıp, izleyenin fikrine değen kavgalardan bahsediyorum.

kanal d

HiLeon, ince ince işlenmiş iki karakter.

Birbirlerini ikna etmeden, önce kendilerini ikna etmeleri gereken, çaresizliğin kol gezdiği bir atmosferde önceliklerin sorgulandığı bir aşk hikayesi.

Öyle yokuş aşağı yuvarlanma misali bir hıza da sahip değil.

Çoğu bölüm boyunca üç dört dakika izledik, HiLeon‘un yeşermeye başlayan hikayesini.

Dolayısıyla da boğulmadık.

Zira Vatanım Sensin‘de, hem ana hikaye hem de diğer yan hikayeler oldukça kuvvetli.

Olaylar dört beş koldan ilerliyor.

Bu nedenle de bana  biraz “Öyle Bir Geçer Zamanki“yi anımsattı.

Aslında net bir şekilde o kodlarla yazılmış bir dizi.

Kardeşlerin yaşadıkları, ihtirasları, hırsları, her birinin farklı yönlere savrulması…

Onları bir arada tutmaya çalışan anne.

Bir adet evlatları ve ailesiyle çatışan baba figürü.

Tabi büyükanneyi de unutmamak gerek.

Her iki dizinin de başarısı, her karakterin çok boyutlu olması, zaaflarının varlığından kaynaklanıyor.

Yani bir masal kahramanından çok, gerçek bir insan figürü üzerinden yürünüyor.

Dolayısıyla da yarattıkları sorunlar izlenesi oluyor.

Ve sonuç olarak da tadından yenmiyor.

Hilal ve Leon’un tabi ki en çekici tarafı, kendi iç dünyalarındaki savaşları.

Bir tarafta durduramadıkları duyguları var ama diğer yandan da onlar iki düşman ülkenin çocukları.

Doğruyu söylemek gerekirse, Leon’un aşkı Hilal’den çok daha büyük.

Zira Hilal, asla vazgeçmedi yolundan, inandıklarından.

Yürüdüğü yolda, Leon’un canını yakmaktan da çekinmedi.

Hatta ağabeyini tutuklayacak diye onu vurdu.

Tabi ki Hilal’in bu hali, Leon’un duygusal anlamda zaman zaman dalgalanmasına neden oldu.

Geri çekilmeye, duygularına gem vurmaya çalıştı.

Kaçan gözlere dikkat!

Peki ya Hilal’in gözlerinden geçen o kırgınlık, onu ne yapacağız?

Tabi ağız öyle söylüyor da, peki ya kalp?

Hilal sağlam bir vatansever.

Kanının son damlasına kadar toprakları için savaşmaya kararlı.

Gerekirse baloda Yunan Başbakan yardımcısının karşısına dikilecek kadar gözü pek bir kadın.

Leon ise, Hilal’in başına geleceklerden endişeli.

Bu noktada alışılagelmişin dışında olan, Leon’un Hilal’in hayatında vatanı ve ailesinden sonra üçüncü sırada gelmesi.

Oysa Leon için, Hilal birinci sırada.

Bu arada aile demişken, bir diğer sıkıntı da Hilal’in ablası Yıldız.

İstediği kadar Leon “ablanıza hiçbir vaadim olmadı” desin, ne değişir ki?

Sonuçta Hilal, Yıldız’ın hissettiklerine, içinde kopan fırtınalara tanık.

Tabi bu çatışma, ilk başta beni biraz korkuttu.

Eyvah, ikinci bir Yaprak Dökümü vakası mı geliyor dedim ama neyse ki fazlaca yormadan, sündürmeden teğet geçildi.

Mekan meyhane…

Fonda “kimseye etmem şikayet” çalar.

Ali Kemal, Leon’u görür ve masasına oturur.

Diyaloglara dikkat!

Leon, “bilir misin bu şarkıyı? 13 yaşında zorla evlendirilen İhsan Raif Hanımın bir şiiridir aslında. Smyrna’ya sürgün hayatı yaşamaya gelir. Bu şehir onun da cehennemi olur. ”

Ali Kemal, “bu şehri siz cehenneme çevirdiniz Teğmen.”

Leon, “lakin şiiri besteleyen Serkis Efendi isimli bir Ermeni’dir. İhsan Hanımın acısını duyabilmiştir yüreğinde. Demek ki bir yolu var, birbirimizi anlamanın, kardeşçe yaşamanın.”

Ali Kemal, “sadede gel Teğmen. Ne istiyorsan doğrudan söyle, niye buradasın?”

Leon, “bunu bende bilmiyorum. Niye buradayız? Siz bu toprakları koruma çabasındasınız, biz bize verilen vazifeyi ifa etmekle mükellefiz. Sen bana sormuştun ya, size niye yardım ettim diye, bende bilmiyorum. Ben bir asker olarak, vicdanımla vazifemin arasında, böyle sıkışıp kaldım.”

Gerçekten de Leon iki dünya arasında sıkıştı.

Gözünü kırpmadan, sevdiği kadını kurtarmak için vatan hainliğine kadar giden yolda ilerledi.

Hilal’i o kadar güzel sevdi ki, o kadar güzel anlattı ki derdini, izleyenlere de “hadi ama demek” kaldı.

Sonunda da Hilal’in de kendi duygularını saklayabilecek gücü kalmadı.

Ve Leon’un Hilal’i ikna etmek için sarf ettiği sözler, Hilal’in ağzından döküldü.

Üçüncü sınıf bir aşk hikayesi değil Hilal ve Leon’un dünyası.

Birbirinden bu kadar farklı iki karakterin, aralarındaki muazzam çekim gerçekten izlenesi.

Özellikle Leon, benim Türk dizi almanağımdaki en sevdiğim erkek karakter listesinin de birinci sırasına oturdu.

Sert bakan adam profilinden uzak, naif ama naifliğine rağmen olaylara yön verebilen bir karakter yaratılmış.

Ve “BEN SEN”den ancak bu kadar güzel bir BİZ çıkarmış.

Hem oyuncular Boran Kuzum ve Miray Daner’in, hem yazarların, hem de yönetmenlerin ellerine sağlık.

3000+ ABONE ARASINA KATIL

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

İlginizi Çekebilir

Nisan Ayı Kanalların Gün Birinciliği Karnesi! Diziler, yarışma programları, reality show'lar derken kanallar arasında kıyasıya bir yarış var. Zira herkes rating listelerindeki birinciliğin peşi...
Dizilerin Yeni Moda Konusu, Birbirinin Yerine Geçe... Bakınız Atv'de Cumartesi günü başlayacak olan"Bahtiyar Ölmez"... Bu projelerden birinde ikizlerden biri polis, diğerinde de mafya. Zaten bu iki ...
Kanal D’nin Hangi Dizisi Final Yapıyor? İlk bölümün ardından yazmıştım, ekranda kendine yer bulmaması gereken bir diziyi, üstüne para vererek yayınlatmak da neyin kafası diye. Jetonun düş...
Kış Sezonunun Gözde Dizilerinin Final Tarihleri Aç... Yaz sezonuna geri sayıma geçtiğimiz şu günlerde, her geçen gün yeni dizi ve programlar görücüye çıkarken, diğer yandan da teker teker kış sezonunun gö...

One Response to " Nam-ı Diğer HiLeon, Bu Senenin En İyi Çifti… "

  1. Deniz dedi ki:

    Muhteşem yazmissin ancak bu kadar güzel anlatilabilirdi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.