Buket Aydın'ın Sunduğu "40" Değişik Bir Program Olmuş! | bibaksana My title

Buket Aydın’ın Sunduğu “40” Değişik Bir Program Olmuş!

AnasayfaProgramlar

Written by:

Views: 38

CnnTürk ‘de “Buket Aydın“ın sunduğu “40” isminde bir program başladı.

Çarşamba günü saat 21:00’de ekrana geliyor.

Açıkçası Buket Aydın Kanal D habere geldiğinden beri, kendisini sevmek ile sevmemek aralığında gidip geliyorum.

Bana biraz tarzı sert geliyor.

Diğer yandan da izlerken nedense gözüm hep; yüzüne, gözüne, üstüne, başına takılıyor.

Yani fizyolojisi gereği mi bilmiyorum ama kendisi ekrandayken istemsiz bir şekilde; kulaklarım vites küçültürken, gözlerim de vites arttırıyor.

Hatta geçen hafta bir akşam mavi fon önüne mavi elbise giyerek haber sunmaya çıkınca, galiba kendisi de bu durumun farkında, görünürlüğünü azaltmak için böyle yaptı herhalde dedim.

Ancak ertesi gün öyle bir çabasının olmadığını, giydiği kıyafeti görünce anladım.

O zaman da insan; mavi fon önüne, mavi elbise giymek neyin kafası demeden edemiyor.

Zira aslında teknik anlamda hatalı bir tercihtir.

Konuklar bile bir programa giderken; fon rengini sorar ki, o renkte ve tonlarında giyinmemek için.

Neyse…

Sarılma Emoji

40 mevzusuna geri dönersek, bence enteresan bir program olmuş.

Kısaca programı anlatmam gerekirse, programın süresi 80 dakika.

Hazırlanan 40 soru var ve konuğun her soru için 2 dakikası var.

Sorular için ek 30 saniye ya da bir dakika süre isteyebiliyorlar.

Zira bazı soruları da iki dakikadan daha az sürede cevaplıyorlar.

Yani “süreyi dengelemek ve doğru kullanmak” konuğun elinde…

Kırmızı sorular var.

Bunlara cevaplanması daha zor olan ya da konuğun hoşuna gitmeme ihtimali olan sorular da denilebilir.

Ve konuk isterse soruları pas da geçebiliyor.

Aşağı işaret sembolü

Peki bu iki dakikalık süreler ne işe yarıyor?

İşte programın benim en sevdiğim noktası da bu oldu.

Zira konular dağılmıyor.

Konuk konuşurken dallanıp budaklandırmadan, anlatmak istediği şeyi en kısa ve sade şekilde anlatmak zorunda kalıyor.

Sunucunun da derdi, 40 soruyu tamamlamak olduğu için konu konuyu açmıyor.

Zaten ekstra mevzuya da zaman kalmıyor.

Ayrıca sorular da önceden üzerine ince ince düşünülerek hazırlandığı için, programın ritmi de oldukça yüksek.

Bu hafta başlayan programın ilk konuğu Acun Ilıcalı oldu.

40 sorunun da 40’ına cevap verdi.

Programa hemen adapte oldu ve bence zekasını yine konuşturdu.

Lakin bu noktada benim programla ilgili endişem, kaç konuğun programın altından kalkabileceği sorusunun cevabının bende flu olması.

İki dakika gibi kısa bir sürede, üzerine düşünülmüş sorulara cevap vermek, hiç kolay değil.

Bir de son 30 saniyede ortam kararıyor, etraftaki ekranlarda 30’dan geri sayım başlıyor.

Fonda saat sesi…

Dikkat dağıtacak çok unsur var.

Kısacası bu programdan sağ salim çıkabilmek için hem kelimelerin cambazı olmak hem de konuğun kendi ile ilgili her konuda “netleşmiş” olması gerekir.

Sanırım “kendi ile ilgili her konuda netleşmiş olması gerekir” derken, ne kastettiğimi anlayanlar anlamıştır.

Göz kırpan ifadesi

Zira bana göre “40” programı konuğu rezil de edebilir vezir de…

Tabi soruları önceden vermiyorlarsa…

Eminim isteyenler olacaktır.

Eğer soruları veriyorlarsa bu programın esprisi kalmaz.

Eğer vermiyorlarsa da, kaç kişi programa konuk olmayı göze alır, çok merak ediyorum.

Bu arada programla ilgili beklentim; soru çıtasını daha da yükseltmeleri…

Yani nabza göre şerbet vermekten kaçınmaları…

Mesela pas geçilecek sorular da olmalı…

Zira pas geçmek bile, o konuk hakkında bir şey anlatır.

Demem o ki; alan razı veren razı tat da kalmamak gerek.

Zaman zaman konuğun rahatsızlığını hissetmeliyiz.

Buket Aydın ilk programın sonunda Acun Ilıcalı’ya “bazı sorulara biraz kızdınız” dedi ama bana hiç öyle bir duygu geçmedi.

Acun Ilıcalı çok rahattı ve teklemeden ne sorulduysa cevap verdi.

Şöyle bir “bu programa kimler konuk olabilir” diye düşününce;

İlber Oltaylı, Tolga Çevik, Cem Yılmaz aklıma gelen ilk isimler oldular.

Mesela ben bu programda Müge Anlı ‘yı da görmek isterim.

Kendi ile ilgili sorulara, daha önce hiç yapmadığı için kendi programı dışında bir mecrada cevap vermesi çok hoş olabilir, diye düşünüyorum.

Sonuç olarak programın okuduğuma göre çok döveni olmuş ama ben 40 ‘ı sevdim.

Format Şafak Bakkalbaşıoğlu ‘nun sahibi olduğu BBO Yapım ‘a ait.

Çalmak çırpmak yerine, oturup kafa patlatıp “bir şey bulmuş olmaları” bile benim için kıymetli bir durum.

Ve dediğim gibi gayet de izlenir bir program olmuş.

Ben sevdim.

Yine söylüyorum kritik nokta, sorular…

Orayı iyi kotarırlarsa bu programdan çok manşet çıkar, net bilgi.

Bu arada Osman Müftüoğlu ve Ertuğrul Özkök, Acun Ilıcalı’dan sonraki konuklar.

Ben izleyeceğim.

Size de denk gelirseniz bakın derim.

 

 

 

 

 

 

 

 

3000+ ABONE ARASINA KATIL

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

İlginizi Çekebilir

Gerçeğin Peşinde ile Rekabet Kızışacak Gibi…... Ve taze bir reality programımız daha oldu. Gerçeğin Peşinde... Kanalı TV8. Cinayetler, kayıplar, sırlar derken milletçe dedektif olduk. Ta...
Kanal D “2. Sayfa” Programı İçin Pişma... Teve2 'de hafta içi her gün saat 09:00'da yayınlanan "2. Sayfa" programını genelde takip ederim. Hatırlayanlarınız var mı bilmiyorum ama programın ...
Kanal D’nin O Programının Tüm Ekibi İstifa E... Daha neler duyacağız bakalım... Kanal D'nin yaz sezonu için hazırladığı önce Buse Varol 'un sunduğu, sonra olmayıp üçüncü bölüm itibariyle yerine S...
Bu Haftanın Yeni Başlayacak Dizi ve Programları Ne... Yaz sezonunun sonuna geldiğimiz şu günlerde, yavaş yavaş yeni projelerin şekli şemali ortaya çıkmaya başladı. Her biri için de geri sayım başladı. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.