Yıldız Tilbe'nin "O Ses Türkiye"ye Olmayacağı En Başından Belliydi! | bibaksana

Yıldız Tilbe’nin “O Ses Türkiye”ye Olmayacağı En Başından Belliydi!

Programlar

Written by:

Views: 171

Daha bu bir başlangıç…

Eğer bu ırkçılık gerginliğinden sonra “O  Ses Türkiye” Yıldız Tilbe’yi, Yıldız Tilbe “O Ses Türkiye”yi bırakmazsa, daha neler neler izleyeceğiz, bekleyin ve görün.

Zira Yıldız Tilbe her ne kadar “doğal ve farklı” olarak adlandırılan bir isim olsa da, problemleri olan bir sanatçı.

Kendisine bugüne kadar birçok kez program yapılmak istendi.

Ancak bir sezona yayılan uzun çalışma saatleri, çekimlerin gündüz yapılması hep bir sorun teşkil ettiğinden bir türlü devamı getirilemedi.

Yani evet, Yıldız Tilbe farklı ve özel bir kadın.

Ama…

Bir programa ancak “bir bölüm” konuk olduğunda ya da “söz ve beste” yaptığında çalışılabilir bir sanatçı.

Devamlılık arz edildiğinde olmaz.

Olmuyor.

Gelelim O Ses Türkiye’ye…

Açıkçası manşetteki “Yıldız Tilbe Gökhan kavgası” sonucunun “ırkçılık” mevzusuna varmasının, fena halde abartılı bir bakış açısı olduğu fikrindeyim.

Zira sorunun temel nedeni “ırkçılık” değil, Yıldız Tilbe‘nin içinde bulunduğu projenin dinamiklerini çözememesi olduğunu düşünüyorum.

Yani…

Yıldız Tilbe ilk programdan itibaren “yabancı şarkı” konusunda bilgisi olmadığını açıkça ifade etti.

Ve kendi takımını kendisinin yöneteceğini, eksik olduğu yabancı şarkı konusunda da takım koçundan yardım almayacağını da alt metinde mütemadiyen verdi.

Normal şartlarda gayet mantıklı görünen bu düşünce, söz konusu O Ses Türkiye olunca pek bir saçma duruyor.

Çünkü jüri üyeleri, yarışmacıları arkaları dönük bir şekilde seçiyorlar.

Dolayısıyla da artık yeni neslin büyük bir bölümünün ana dili gibi İngilizce konuştuğu Türkiye’de, birinin Türk ya da yabancı olup olmadığını şarkı söylerken anlamaları pek de mümkün değil.

Tam da bu nedenle “ben iyi Türkçe bilen Türklerle takım oluşturmak istiyorum” cümlesi koca bir saçmalığa dönüşüyor.

Ki ilk programda yabancı şarkı söyleyen bir yarışmacıya dönmedi ve şarkı bittikten sonra “ben yabancı zannettim o yüzden dönmedim” diyerek üzüldüğünü ifade etti.

Daha da fenası…

Rus yarışmacı Marina Aslantepe‘ye sadece kendisi döndü ve “Türkçeyi çok daha düzgün kullanmanı istiyorum, öyle arzu ediyorum” dedi.

Peki Marina’nın ana dili gibi Türkçe konuşması mümkün mü?

Değil.

Sonuç?

Marina Aslantepe  ilk fırsatta elenecek, net bilgi.

Zira yarışmada olmadığı bir kalıba sokulmaya çalışılacağı sinyali Yıldız Tilbe tarafından açık bir şekilde verildi.

Hadi  Marina’ya sadece Yıldız Tilbe döndü ve Marina’nın başka bir seçeneği yoktu.

Peki ya Türkçe’si iyi olmayan yabancı bir yarışmacıya, daha fazla sayıda jüri döndüğünde ne olacak?

Eğer yarışmacı Yıldız Tilbe‘nin “illa ana dili gibi Türkçe konuşsun” düşüncesinden de bihaberse ve sırf hayranı olduğu için Yıldız Tilbe’yi seçerse, yarışmacıya haksızlık olmayacak mı?

Tabi ki olacak…

Bunun tek bir yolu var, o da sahne öncesi tüm yabancı yarışmacılara “Yıldız Tilbe size dönerse seçmeyin” bilgisini vermek ki, bu da O Ses Türkiye formatına aykırı.

Ortada iki net bilgi var;

1 /  Yıldız TilbeO Ses Türkiye“den gelen teklifi, programı izlemeden kabul etmiş.

2 / Acun Medya ekibinin de, Yıldız Tilbe‘nin bu bakış açısıyla yarışmacılara yaklaşacağı akıllarına gelmemiş.

Sonuç olarak da kavga olsun ya da olmasın, kriz çıksın ya da çıkmasın, ilk bölümden itibaren Yıldız Tilbe’nin dikkatleri çeken bu dil sorunu söylemi, bir şekilde gündeme düşüverdi.

Ve sonrasında paylaştığı twitlerine bakılırsa da,  Yıldız Tilbe‘nin yarışmanın formatını anlaması biraz zor olacak.

Birilerinin Yıldız Tilbe’ye; yarışmada sadece Türkçe parça söylenmediğini ve kendisinin her şeyi bilmesinin imkansız olduğunu, eksik kaldığı alanlarda da, hem takım koçundan hem de Tarık Sezer‘den  destek alınacağının, hece hece, harf harf anlatılması gerekiyor.

Yoksa olan yarışmacılara olacak.

Bu arada Yıldız Tilbe ile ilgili tek sorun “dil” mevsuzu da değil.

Zira tavır olarak da O Ses Türkiye atmosferine olmadığı düşünüyorum.

Eklektik kaldı.

Ritmi düşüren, eğlenceyi zayıflatan bir unsura dönüştü.

Yaptığı anlamsız espriler havada kalmasın diye, özellikle Hadise ve Murat Boz‘un gülme çabaları ekrana net bir şekilde yansıyor.

Sonuç olarak seyirciye de geçiyor ve yapay, soğuk bir hava oluşuyor.

Sonra Yıldız Tilbe’nin kendisini seçen yarışmacılar yanına geldiğinde; ayağa kalkmaması, sarılmaması itici duruyor.

Türk seyircisi bu tavırları sevmez .

Zira ortada yedi sezonu aşkın bir süredir devam eden, ekran seyircisi ile stüdyo karakterleri arasında iletişim dili ve akışı oluşmuş bir programdan bahsediyoruz.

Zaten programı izlenilir kılan da bu sıcak iletişim şekli.

Yayınlanan üç bölüme bakınca bu sezon O Ses Türkiye’de ne yok derseniz?

Sıcaklıktan eser kalmamış diyebilirim.

İlerleyen zamanlarda dengeyi bulur mu?

Belki…

Ama çok düşük bir ihtimal.

Yani…

Ez cümle; bence Acun Ilıcalı bu sefer jüri seçiminde yanlış yaptı.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.