Hande Ataizi Yine Yaptı Yapacağını... RTÜK'ten "Sen İste Yeter"e Ceza Gelir mi, Bence Gelir! | bibaksana

Hande Ataizi Yine Yaptı Yapacağını… RTÜK’ten “Sen İste Yeter”e Ceza Gelir mi, Bence Gelir!

AnasayfaProgramlar

Written by:

Views: 571

Fox TV‘nin “Sen İste Yeter” isimli programında, klasik Hande Ataizi‘yi izledik.

Ekranda nasıl konuşması ve davranması gerektiğini bir türlü öğrenemedi.

Hatta rahat olmakla, laubali olmayı hep birbirine karıştıran bir isim oldu.

Hadi o öyle biri dedik ve kabul ettik diyelim.

Peki acaba, Fox TV ya da Karga Film, ellerindeki bombayı ve olabilecekleri farkındalar mı?

Bence bugün itibariyle farkındalar…

Yani benim izlediğim “Sen İste Yeter“i izledilerse, “biz ne yaptık” diyor olmalılar.

Canlı yayın risklidir.

Herkese sunduramazsınız.

Kimler kimler bu yayınlarda kariyerine son noktayı koydu, hangi kanallara cezalar kesildi, yazmakla bitmez.

Bırakın canlı yayını, daha geçen gün banttan yayınlanan “Dünya Güzellerim“e RTÜK tarafından ceza kesilmedi mi?

Bant yayında bile bunlar olabilirken, kontrol edilmesi güç, aklına geleni tartmadan konuşan birine, nasıl oluyor da Fox Türkiye ekranı yaklaşık iki buçuk saat emanet edilebiliyor, gerçekten anlamakta zorlanıyorum?

Bırakın konukları ve seyirciyi mesleki refleksle kontrol edebilir olmayı, daha kendini kontrol edemiyor ki, programı yönetsin.

Buyurun Sen İste Yeter 1. Bölüm içinden bir örnek…

Diyaloglara dikkat!

Katılımcı – Çocuklarımı kimse yanımdan ayıramaz, herkes de biliyor zaten.

Hande Ataizi – Ne iş yapıyorsun?

Katılımcı – Şarkı söylüyorum yani.

Hande Ataizi – Anladım. Yani restaurantlarda derken…

Katılımcı – Eğlenceli programlarda yani öyle yani öyle şekil.

Hande Ataizi – Yani mesela şey var mı her, her şey var mı, her şey dahil mi?

Stüdyoda alkış ve kahkaha kopar…

“Kahvaltı dahil mi anlamında dedim.”

Sanırım herkes ne sorduğunu ve sormaya çalıştığını anlamıştır.

Dünya Güzellerim“de, Bülent Ersoy‘un Banu Alkan‘a, “odan b.k kokuyormuş” demesine 450.000 TL ceza kesen RTÜK, bu diyaloglarla ilgili de bir şey yapar diye düşünüyorum.

Ki oradaki “b.k” biplenmişti ama cümlenin gidişatından ne denildiğini herkes anladı.

Eğer “Sen İste Yeter“e ceza kesilirse de, sanırım ilk programda ceza yiyen sunucu olarak Hande Ataizi, Türk televizyon tarihine adını altın harflerle yazdırmış olacaktır.

Buyurun programdan bir başka örnek…

Hande Ataizi konuşur…

“Benim için de önemli değil, küfür edemiyorum ya kal geldi şimdi bana.”

Küfür edemeyince kal gelen, kelime haznesi küfürle sınırı birinden bahsediyoruz.

Bunu ben demiyorum, o diyor.

Şaka sanırım.

Böyle bir şey olabilir mi?

Evinin bahçesinde arkadaşınla sohbet etmiyorsun ki.

Bu arada Kısmetse Olur‘dan tanıdığımız  Ayça, babasını arıyor.

Aradığı babası için, ekranda küfür edemediğinden duygularını cümleye dökemeyen Hande Ataizi, “o adam” gibi kaba bir özne kullanarak, buraya gelmesini çok isterim cümlesini kuruyor.

Öfkeli ifadesi

Önce, yayıncılık ilkelerini öğrenmek gerek.

Tarafsız yayıncılık gereği, karşı tarafı dinlemeden çok da yorum yapmamak gerek.

Daha haklı olduğunu düşündüğümüz bir taraf varsa bile, yine yayıncılık ilkeleri gereği belli etmemek gerek.

Zira televizyonlar mahkeme, sunucular da yargıç değildir.

Sen tarafsızca her bilgiyi her yönüyle yayınlarsın, kararı seyirciye bırakırsın.

Sanırım herkes ne demek istediğimi anlamıştır.

Ortada patlamaya hazır bir bomba var ve pimi Hande Ataizi‘nin elinde.

Fox Türkiye‘yi ve Karga Film‘i “cesaretlerinden” dolayı tebrik ediyorum.

Ve acilen birileri, Hande Ataizi‘nin frenine basmassa -tabi  ne kadar basılabilir onu da bilmiyorum- “Sen İste Yeter” ciddi sıkıntılara neden olacaktır, net bilgi.

fox türkiye

Gelelim programa…

FOX TV‘nin bu sene kadın kuşağı program stratejisi, insanların özel hayatlarını didik didik etmek üzerine kurulu.

Seda Akgül‘ün “Ne Seninle Ne Sensiz“i ile, ki aynı film şirketinin yapımıdır, evlilikleri bağırsaklarına kadar gösterip, herkesi evlilikten soğutmaya karar verildi.

Hande Ataizi‘nin “Sen İste Yeter“i de aynı kafada bir program.

Kimi gelmiş babasını ararken, babasının annesini dövdüğüne kadar anlatıyor,

Kimi zayıflamak için orada,

Kimi sevdiği kadınla evlenmek için,

Kimi de koca bulmak için…

Ama ortada bir gariplik var ve sunulan her şey sanki “normal” buymuş gibi gösteriliyor.

Evlendirme programlarında olduğu gibi yapmışlar bir  tribün, koymuşlar çeşit çeşit insan, garip garip hikayeler seyrettiriyorlar.

Ben derim ki, biz evlilik programlarına sıkı sıkı sarılalım.

Zira gelen gideni aratır misali, daha kötüleri freni patlamış araba gibi kontrolsüzce bize doğru geliyor, net bilgi.

Gerçekten şaşkınım.

Fox Türkiye‘nin ne yapmaya çalıştığını da anlayabilmiş değilim.

Açıkçası içimden geçen, bu programların çok da uzun soluklu olmamaları.

Olacaklarını da sanmıyorum.

Zira biraz fazla kurmaca kokuyorlar.

Bekleyip hep beraber göreceğiz…

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir