House Of Cards, Modern Machiavelli Hikayesi! | bibaksana My title

House Of Cards, Modern Machiavelli Hikayesi!

AnasayfaSevdiğim Projeler

Written by:

Views: 85

Peki Niccolo Machiavelli kim?

Tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan Floransalı düşünür, devlet adamı, askeri stratejist, şair, oyun yazarı ve İtalyan Rönesans hareketinin en önemli figürü…

Tüm yaşamı boyunca İtalya’nın birliği için mücadele verdi.

Ancak politik yazındaki fikirleri;  “ilkesiz” bir “politik hırsın” anlatımı olarak görüldü.

Ve “Makyavelizm” terimi bir düşünce sisteminden çok “AMAÇ İÇİN HER YOLU MUBAH GÖREN” politikacının tutumunu anlatan, suçlayıcı bir “SIFAT” haline geldi.

En ünlü eserinin adı Prens

Machiavelli;

Eğer “egemenler” ve “halk” ayrı ayrı sınıflar ise, halkın desteğini almanın daha yararlı olacağını düşünür.

Zira halkın kalabalık olduğunu ve bunun da gerektiğinde ayaklanma çıkarıp egemenleri alaşağı edebilecek güce sahip olmak anlamına geldiğini yazmıştır.

Kitaplarından bir iki ufak cümle paylaşmak istiyorum;

“İnsanlar size karşı suç işledikleri ve kötülük yaptıkları zaman, sizin onlara vereceğiniz yanıt, onların size yaptığından bin beter olabilir ve olmalıdır.”

“Ya insanların gönlü hoş tutulmalı ya da yok edilmelidir; çünkü insanlar uğradıkları küçük zararların öcünü alırlar, ama büyük zararların öcünü alamazlar; bu yüzden, insana verilecek olan zarar, intikam korkusu olmayacak biçimde olmalıdır.” 

Okuyun derim…

Göz kırpan ifadesi

Peşinden de  House Of Cards’ı izleyin.

Zira House Of Cards’ın ana erkek karakteri Frank Underwood, bana göre, Niccola Machiavelli’nin modern dünyada vuku bulmuş hali…

Hiçbir yazar iyi bir hikayeye direnemez, tıpkı hiçbir politikacının tutamayacağı sözler vermeye karşı koyamadığı gibi…

Replik diziden…

Nasıl ama…

House Of Cards; 5 sezon boyunca Amerikan politikasının sert, acımasız taraflarını, acayip eleştirisel bir dille anlatıyor.

Diğer bir bakış açısıyla; “nasıl siyaset yapılır” sorusunun cevabını, “ders” tadında gösteriyor da denilebilir.

Amerika’nın demokrasi anlayışı, medyanın siyasetteki etkisi tüm ayrıntılarıyla, akıcı bir üslupla göz önüne seriliyor.

Ve bölümler ilerledikçe; aslında halkın kime destek vereceğinin, halkın kendi özgür iradesine bırakılmadığını görüyorsunuz.

Zira halkın; öyle bir gücü de, şansı da yok.

Tüm ipler zirvedekilerin elinde…

Yani…

House Of Cards siyaset pratiği hakkında ciddi bilgiler veren bir dizi…

Bunu yaparken de size bulmaca falan da çözdürmüyor.

Tüm resmi ortaya koyarak kendini izlettiriyor.

Bu beceriye de; çok iyi kurgulanmış ve altyapıları oldukça sağlam oluşturulmuş karakterleri ile sahip oluyor.

Her karakter size bir şey anlatıyor.

Ve her birinin kendi açmazlarına tanık olmanızı sağlıyor.

Yani House Of Cards’da mesele şaşırtmak değil, satranç oyununa tanık etmek.

Bu arada izlediğim en değişik karı koca ilişkisi de bu dizide mevcut, net bilgi.

Frank ve Claire’in ilişkileri her kertede şaşırtmayı başarıyor.

Aslında aralarında bir açıdan “sadakat” yok.

Ama aidiyet duygusu var.

Hem berabersin ama hem de özgürsün gibi…

Lakin başka bir açıdan baktığında da “özgürken de sadakatlisin” gibi bir durum söz konusu.

İzleyecekler için çok fazla ayrıntı vermek istemiyorum ama özellikle “sadakat” hakkında dizinin acayip derin bir anlatımı var.

Bu arada sahne sanatlarında “dördüncü duvar” diye bir tabir vardır.

Görünmez bir duvardır ve sahneyle seyirci arasında yer alır.

Bazen, bazı işlerde sahnedeki karakter o duvarı yıkar ve seyirci ile irtibat kurar.

House Of Cards dizisinde de Kevin Spacey ‘in canlandırdığı Frank Underwood,  bu “dördüncü duvar”ı yıkıyor ve seyirciyle direk irtibat kuruyor.

Yani kendi ortamından kopuyor, dünya duruyor ve kameraya bakarak bizimle konuşuyor.

Normalde hiç sevmediğim ve hikayeden kopmalara neden olduğunu düşündüğüm bu anlatım üslubu, bu dizide “cuk” diye oturuyor.

Zira…

Frank Underwood öyle yerlerde ve öyle cümlelerle bizimle konuşuyor ki; siz sakladığı bir sırrını sizinle paylaştığını zannediyorsunuz.

Bu sayede de “anti-kahramanla” aranızda bir bağ oluşuyor ve ona karşı ilgi duyar hale geliyorsunuz.

Muazzam…

Hayran kalmamak İM-KAN-SIZ!

House Of Cards ‘ın; yayınlanan 5 sezonunu izleyip bitirdiğimde, tekrar başa dönüp ilk bölümünü izlemek istemiştim.

Zira hikayenin başladığı yer ve gelinen nokta, gerçekten dehşet verici nitelikte.

Ayrıca “kötü” ve “tehlikeli” bir ana karakter, nasıl “samimi” olabilir sorusunun karşılığını bulabildiğim ender işlerden biridir.

Eğer politik konulara meraklıysanız, bu dizi tam size göre olabilir.

Ama meraklı değilseniz de, ben yine de bir bakın derim.

Bu arada House Of Cards’ın 5 sezonu yayınlandı ve 6. sezonda final yapacaktı.

Ancak Kevin Spacey hakkında ileri sürülen cinsel taciz iddiaları ve yapım şirketinin ünlü oyuncuyu diziden çıkarması, final sezonunu tehlikeye sokmuştu.

Lakin 6. sezonun çekimleri sene başında başladı ve tamamlandı.

Peki House Of Cards 6. sezon ne zaman yayınlanacak?

8 bölümden oluşan yeni sezon, Kasım ayında yayınlanacak.

Ve bu sezon tam da beklendiği gibi; Robin Wright ’ın canlandırdığı, başkanın eşi Claire Underwood karakterine odaklanacak.

Frank Underwood olmadan eski tadı verir mi?

Bilmiyorum ama ben heyecanla Kasım ayını bekliyorum.

Gelelim genelde “sevdiğim projeler” başlıklı yazımın sonuna eklediğim “sevdiğim replikler” bölümüne…

Göz kırpan ifadesi

“Sol elinle taş tutarken, sağ elinle tokalaş.”

“Bir aslan öldürmeden önce zebradan izin istemez. Aslanlar konuşmaz, zebralar dinlemez.”

“Bir zamanlar muhteşem bir adam şöyle söylemişti : ‘Her şey seksle ilgilidir, seksin kendisi hariç. Seks güçle ilgilidir.'”

“Çok yazık.. Gücün karşısında parayı seçti. Bu şehirde neredeyse herkes bu hatayı yapar. Para Sarasota’daki bir malikane gibidir ama 10 yıl sonra dökülmeye başlar. Güç ise yüzyıllardır var olan bir taş yapı. Aradaki farkı görmeyen birine saygı duymam.”

“Güç, emlaka benzer. Tek mesele konum, konum, konumdur. Kaynağa ne kadar yakınsanız değeriniz o kadar artar.”

“Arkadaşlar en büyük düşmanları yaratır.”

“Bizim gibi besin zincirinin tepesine tırmananlar için acıma yoktur. Avla ya da avlan.”

“Gerçek cesaret nedir biliyor musun? Ne hissedersen hisset ağzını kapalı tutmaktır.”

“Uyku gereksinimden her zaman nefret etmişimdir. Ölüm gibi, en güçlü adamları bile arkasına yapıştırıyor.”

Sarılma Emoji

Hadi biraz ısrar edeyim, bu diziyi bence izlemelisiniz!

 

3000+ ABONE ARASINA KATIL

Haftalık bültenimize abone olun, yeni içerikleri kaçırmayın.

Abonelik işleminiz tamamlandı.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

İlginizi Çekebilir

Çağatay Ulusoy’un Netflix Projesi Hakan: Muh... Netflix 'in ilk Türkiye dizisi... The Protector yani Hakan: Muhafız... Açıkçası dizisinin başına; hem senaryo hem de yönetmenlik anlamında gelme...
Bir Gangster Dizisi; Peaky Blinders! Peaky Blinders; Birinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere'nin Birmingham şehrinde geçen bahis çeteleri üzerinden şekillenen bir dizi... Özellikle de; ...
Şahane Senaryo Nasıl Yazılır Dersi İçin Bakınız &#... Hemen söyleyeyim henüz izlememiş olanlara gıpta ettiğim iki projeden biri Breaking Bad 'dir. Diğeri ise God Father... İzlememiş olmayı ve tekrar...
Netflix’in Araştırmasına Göre TV İzleme Alışkanlık... Netflix'in öncülüğünü yaptığı internet TV platformları sayesinde tüketiciler istedikleri içeriği herhangi bir zamanda, tek bir ekrana bağlı kalmaksızı...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.