"Siyah Beyaz Aşk" ve Pendik'te Öldürülen Helin... | bibaksana

“Siyah Beyaz Aşk” ve Pendik’te Öldürülen Helin…

Diziler

Written by:

Views: 264

Şaka sanırım…

Benim gibi; bir senaryoda her konu işlenebilir, iyi ya da kötü karakter fark etmez, istenen tarafın gözünden hikaye anlatılabilir diyen birini bile dumura uğrattınız ya, ne diyeyim ben size.

Siyah Beyaz Aşk

İki senaristi de kadın olan, başında iki kadın yöneticinin oturduğu D Production tarafından hazırlanan ve yayıncı kanal olan Kanal D‘nin dramalarının başında yine bir kadının görev yaptığı bir zincirden, çıka çıka bu bakış açısı mı çıktı?

Gerçekten şaşkınım…

Hepimiz biliyoruz değil mi, Ferhat ile Aslı’nın aşk yaşayacağını.

Ve Ferhat’ın ikinci bölüm fragmanında “biz canın yanmasın diye evlilik yoluna girdik” derken bile, aslında melül melül izlediği Aslı’nın sosyal medya videolarından, evine gidip kıyafet, ayakkabı ve  sevdiği çiçeğini alıp getirmelerinden ondan hoşlandığını anladık değil mi?

Kuzeninin gülerek “bu doktorun Ferhat’tan çok çekeceği var” derken, neyin altını çizildiğini farkındayız değil mi?

Şimdi Ferhat’ın Aslı’ya silah doğrulttuğu resme bakarak, nereye gideceği çok da belli olan hikayeden, izleyicilerin nereye varması gerekiyor?

Sorarım size; Siyah Beyaz Aşk dizisindeki Ferhat’ın, daha birkaç gün önce tren istasyonunda 17 yaşındaki Helin Palandöken‘in karşısına tüfekle dikilen Mustafa Yetkin‘den ne farkı var?

Bu iki ana karakteri aşık edince, “kötü doğulmaz ama kötü olunur” cümlesinden yürüyerek, Ferhat’ı her aşamada iyileştirerek, “Helin Mustafa’nın içindeki iyiyi görememiş, vah vah diye üzülmemiz mi” gerekiyor?

Ya da Helin Mustafa’nın isteklerini kabul etseydi, şu an hayatta olurdu ve belki de muhteşem bir aşk yaşarlardı mı demeliyiz?

Oh ne güzel…

Adamların eylemleri aynı ama karar verici kadınlar ortaya hayatlarını koyarak, doğru ve yanlışı seçiyorlar öyle mi?

Ne yani beş kadının çıkardığı proje bu mu gerçekten?

Yineliyorum, her konudan ve iyi ya da kötü her karakterden senaryo yazılır ama o karakteri nasıl anlattığınız önemlidir.

Hele hele eğer kadın cinayetinin olmadığı güne uyanmadığımız bir ülkede yaşıyor ve yayın yapıyorsanız, çok daha dikkatli ve hassas olmalısınız.

Bakın daha bugün bile Bursa’da hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Ümit Y. isimli koca, boşanmak isteyen Emine Y. isimli karısını sokak ortasında defalarca bıçakladı haberi vardı gazetelerde.

Evde yazdığınız kompozisyonu okulda sınıfınıza okumuyorsunuz.

Tüm Türkiye’nin çekirdek çitleyerek izlediği bir iş yapıyorsunuz.

Yapmayın etmeyin.

Bu kadar mı uzaksınız hemcinslerinize, yaşadığınız ülkenin koşullarına?

Anlamak için illa yaşamanız ve aynı acıyı tatmanız mı gerekiyor?

Yazık, gerçekten yazık.

Gelelim dizi ile ilgili diğer notlarıma…

Hayırlı olsun hepimize, Siyah Beyaz Aşk ile bir adet “robot” baş rolümüz oldu.

Sanırım diziye emeği geçen herkesin, duygusuz karakter yaratmaktan çıkardıkları sonuç “sıfır mimik”  olmuş.

Mevzuya anne ve babaların “çirkin ol” dediğinde, yüzünü buruşturan çocuk kıvamında bir bakış açısı ile yaklaşılmış.

Sanırım İbrahim Çelikkol‘a da “bol bol Terminatör’ü izle, aynı böyle olacaksın” denilmiş.

O da hiç sorgulamadan yapmış.

Hatta mimikle yetinilmemiş, İbrahim Çelikkol‘un terminatör vücudu da bolca kullanılmış.

Üst beden çıplak spor yaptırmalar, evin salonunda Deliha‘da Barış Arduç misali yüzüne şişeden su döktürmeler, terli haller derken, ense traşına kadar vardı mevzu.

Masaj sembolü

Sonuç Ferhat hiç olmamış.

Peki Birce Akalay‘dan doktor olmuş mu?

Üzgünüm ama o da olmamış.

Hastane blogu, çiftlikteki adama müdahale etme şekli falan, üzerine hiç düşünülmemiş, uyduruk sahnelerdi.

Hani hiç kafa patlatmadınız onu anladık da, kanal değiştirirken falan en kötü örneği olsa bile Kalp Atışı‘na da mı gözünüz takılmadı?

Bari oralardan alsaydınız bir iki hareket, bir iki cümle.

Çiftlikte adam ölüyor, bizim doktor müdahale etmek istemiyor.

Ferhat “içerideki adam babam, 14 yaşındaki kardeşim yanlışlıkla vurdu” diyor, Aslı kendi babasının kucağında ölmesinden bahsediyor.

Bu ne arkadaş?

Bu arada dizinin başından sonuna kadar diyaloglar problemli.

Bilgi cümleleri, kimin kim olduğunu tanıtmak için akraba isimlerini kullanma hali, özlü sözler…

Kim  ya da kimlere yazdırılıyor ise rotayı acilen başka birilerine çevirmeliler.

Zira ya diyalog yazabiliyorsunuzdur ya da yazamıyorsunuzdur.

Bu sonradan çok da öğrenilebilir bir şey değildir.

Bu arada son dönemde izlediğim ve içinde ilk bölümünde en çok sayıda tesadüf barındıran dizi, Siyah Beyaz Aşk oldu.

İlk açılış sahnesi…

Ne tesadüftür ki Ortaköy’de Ferhat Aslı’nın hemen önündeki adamı vurur.

Buraya ufak bir not; niye adamın vurulma sahnesinde  etraftakiler eğilip saklanmadı ve öylece bekledi anlamadım.

Eğer hayal kuramıyorsanız, daha yeni Amerika’da böyle bir saldırı oldu, bari azıcık onu izleseydiniz.

Kalabalık üzerine ateş edildiğinde insanların hallerini öğrenseydiniz.

Ayrıca Aslı “ben doktorum dur dokunma” diye bağırdı ama biz onu Ortaköy sahnesi boyunca adama müdahale ederken göremedik.

Eli değil devamlı ağzı çalıştı.

Hatta Ferhat adamı vurdu, içeri girdi, tüfeği çantasına koydu, bilmem kaç kat indi, meydana geldi, öldürdüğü kişinin yanından geçti, hala bizim ana kadın karakter etrafa laf anlatıyordu.

Hey gidi hey…

Neyse biz tesadüflere devam edelim.

Aslı ve erkek arkadaşı hastaneye girerken, ne tesadüftür ki Ferhat motoru ile gelir, Aslı’yı ıslatır.

Ferhat’ın Savcı kardeşi, ne tesadüftür ki Aslı’nın polis ağabeyini çağırır ve Namık ile Ferhat’ın peşine takar.

Ne tesadüftür ki Ebru gidemeyecek diye ambulansa Aslı biner ve Ferhat’ın eline düşer.

Buraya da küçük bir not; Ferhat bilgisayarı çalan adamı vurunca kötü büyük patron Namık’ı arar.

“Adamı vurdum, doktor lazım ama kimi kimsesi olmayan, peşine düşülmeyecek biri olsun” der.

İşleri biter bitmez doktoru öldürecekler ya…

Namık hiç düşünmeden, “çocukken yetimhaneden alıp büyüttüğü, hastanesinde çalıştırdığı Ebru’yu al” der.

Olaya bak…

Onca yıl destek ver ve sonra hemen harca.

Başka adam mı yok arkadaş?

Ayrıca devamlı çalışılan bir doktor yoksa, neden çiftlikte ameliyathane var?

Komiksiniz…

Yine dönüyorum tesadüflere…

Aslı’nın ağabeyi ne tesadüftür ki kardeşinin tutulduğu çiftliğe gidiyor.

Ve o çiftliğin adamları polisi hemen içeri buyur edip, bir de üstüne üstlük çiftlikte ölmek üzere olan bir adam ve hapsedilmiş Aslı varken, yalnız bırakıp Ferhat’ın yanına gidiyorlar.

İyi sıhhatte olsunlar…

kanal d

Tabi bu noktada; izleyicilerle dalga geçer gibi yazılan gerilim sahnelerine de değinmeden edemeyeceğim.

Polis ağabey Cem’i, ahıra sokarak gerilim yaratmak da neyin kafası?

Hangi yüzyılda yaşıyoruz?

Biliyoruz değil mi, kardeşi arkada uyurken ve o atı severken,  Cem’in kardeşini görmeyeceğini.

Görürse işin biteceğini…

Bundan gerilim çıkarmak da neyin kafası?

Sonra bizim Aslı, kapatıldığı yerden tavanlara tırmanıp, arka pencereler bulup çıkıyor ama tabana kuvvet kaçmak yerine, beden ölçülerinden habersiz, deve kuşu misali saklanmakla saklanmama arası, ameliyat yaptığı odada olanları izliyor.

Hop yakalanıyor.

Bu über salak kadın, nasıl doktor olduysa artık, siz düşünün.

Yahu yapmayın etmeyin…

Oradan ne kadar aptal görünüyoruz gerçekten merak ediyorum.

Aslı’nın polis ağabeyi kendi doğum gününe gelmeyen ve uzunca zamandır kendisinden haber alınamayan kardeşini bir türlü merak etmedi.

Yahu beraber yaşıyorsunuz, hiç değilse insan bir arar, ne yapıyorsun diye sorar.

Ama o ne yapıyor?

Kardeşini merak eden arkadaşını sakinleştirmeye çalışıyor.

Ayrıca Aslı’nın başına bir şey gelse, telefonunun en son sinyal verdiği yer çiftlik.

Ve o arazi Ferhat’ın annesi ile kardeşinin de kaldığı, kendilerine ait bir yer.

Sizce o sinyali nasıl yok etmeyi planlıyorlar?

Meryem‘in ilk bölümünde Sevinç’in yerini telefon sinyalleri sayesinde hemen bulan aynı kanalın aynı dramalar departmanı, acaba Siyah Beyaz Aşk‘ın ilk bölümünde neden bu matematiği kuramamış meraklardayım.

Ferhat başka yer mi bulamamış yoksa parası mı yok?

Yazık Ferhat’a…

Yukarıda yazdığım onca teknik hatanın dışında, ilk bölüme sıkıştırılan çok sayıdaki karakter ve her birinin anlatılma çabasının yarattığı karışıklık ise, bir diğer en büyük sorun.

Üstüne her “anne, baba, kardeş” kelimesinden sonra eklenen flashbacklerden bahsetmek bile istemiyorum.

Dolayısıyla da gereksiz bir şekilde izleyicinin kafası karıştırıldı.

Konu dağıldı.

Hani Ferhat’ın babası kim, kim öldürdü, kardeşini kim hamile bıraktıya kadar öğrendik.

Her şeyi anlatma çabası, her şeyi doğru düzgün derinlemesine anlatamama haline dönüştü.

Oysa ilk bölümde, odak nokta sadece Ferhat ve Aslı olmalıydı.

Ayrıca artık bu soğuk zengin aile kanadı olmuyor, tutmuyor.

Herkesin birbirine trip attığı haller ilgi çekmiyor, insanlara inandırıcı gelmiyor.

Acaba bunu anlamak için, daha kaç işin çalışmadığını görmeniz ve deneyimlemeniz gerekiyor?

Merak etmeyin ben şeceresini tutuyorum, vazgeçildiğinde sonuçları açıklayacağım.

Tabi vazgeçilirse…

kanal d

Ve Reytingler…

Siyah Beyaz Aşk, Total’de 3.05 reyting ile 16. sırada, AB’de 4.38 reyting ile 6. sırada yer aldı.

Önümüzdeki hafta Show TV‘de Çukur başlayacak.

Yani Siyah Beyaz Aşk‘ın işi çok daha zor olacak.

Ha bu noktada “Siyah Beyaz Aşk“ı Kanal D‘nin kendi yapım şirketi D Production yaptığı için, dizi masraflarını çıkarana kadar, zarar etmeyecek hale gelene kadar devam edecektir.

İlk hamle dizinin günü değişir.

Sonra da baktılar ki yine olmuyor, masrafı çıkarır çıkarmaz final yaparlar.

Peki ben bu diziyi izleyecek miyim?

Hayır…

Zira zengin maço erkek, doktor kadını kaçırır, çiftliğe kapatır, kadından hoşlanır ve kadını öldürmekle tehdit ederek evlenir ve aşk başlar kafasında bir hikayeyi, izlemeyi bir kadın olarak kabul etmem mümkün değil.

Türkiye’de yaşayan her kadının, kadınlara olan görevini, sadece bir kadın öldürüldüğünde sosyal medyada “vah vah” diyerek bir iki paylaşım yapmak olduğunun sanılmasını hayretle takip ediyorum.

Böyle bir hikayeyi yazmanın da, oynamanın da, yapmanın da, yayınlamanın da, kadının kadına yaptığı bir ayıp olarak görüyorum.

Bu nedenle de Siyah Beyaz Aşk’ı izlemeyeceğim.

Bu da benim kişisel tepkim…

Gerisi kadınsanız kendinize ve hem cinslerinize, adamsanız karınıza, kızınıza, kardeşinize, annenize bakış açınız, göreviniz ve kendi seçiminiz der, noktayı koyarım.

16.10.2017 tarihli reytingler

 

 

 

 

 

 

3 Responses to " “Siyah Beyaz Aşk” ve Pendik’te Öldürülen Helin… "

  1. Sena dedi ki:

    Duyar kasacağım diye kendinizi zorlamışsınız resmen.

    • Esma dedi ki:

      Kesinlikle! doğru cümle bu Sena Hanım.

      Bakış açısı. Herkes, izlediği gördüğü şeylerden farklı notlar çıkarabilir. Bunlar kimine göre doğrudur, kimine göre yanlış. Ama yine de görecelidir.

  2. ece dedi ki:

    Sanki diziler olmasa cinayetler olmayacakmış gibi yeni başlayan bir diziye bu şekilde yorum yapmak nedir..diğerlerinde kadın el üstündemi tutuluyor çok saçma olmuş..ben ve benim gibi Siyah Beyaz Aşk tutkunlarının odaklandığı şey Ferhat ile Aslı nın aşkları..bize bu duyguyu aktarabiliyorlar ve kusura bakmayın kıvanç ve tubanın aşkından çok daha gerçekçi bir aşk !!! Takıldığınız detaylar konusunda haklı olabilirsiniz sokaktaki adamın vurulmasından Aslının doktorluğu vs. ama bizim için çokta önemli değil. söylemeseniz hiç takılmamıştım o detaylara 🙂 geleyim işin aslına gerçek hayat o kadar acımasızki dizilerle düzelecek gibi değil yani eğerki böyle bir beklentiniz varsa !!!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.