TolgShow = Arkadaşım Hoşgeldin | bibaksana

TolgShow = Arkadaşım Hoşgeldin

Programlar

Written by:

Views: 210

Aynı konseptle yola devam edeceklerse, programın adını neden değiştirdiklerini ve insanları beklenti içine soktuklarını gerçekten anlamakta zorlanıyorum.

Tolga Çevik aynı Tolga Çevik.

Dış Ses, Minik, olmadık yerde ortaya çıkan Suzan Kardeş de aynı görevde.

Seyircilerden sahneye çıkarılanlar da, oyunun içine çekilen ünlü konuk  da aynı kafada…

Yani içerik aynı, süsü püsü farklı.

Bu arada altını çizmeden geçemeyeceğim,  “şahane” bir dekor yapılmış.

Barış Dinçel’in ellerine sağlık.

Barış Dinçel kim?

Rahmetli Savaş Dinçel‘in oğlu.

Ve bana göre günümüzün en iyi Türk sahne tasarımcısı…

Elinin değdiği her işte, bu dekoru kim yapmış diye merak ettirir.

Ki TolgShow‘da da öyle oldu.

Bu arada TolgShow ismine de bayıldım.

Lakin keşke ismin hakkını verebilselerdi diye de üzülmedim de değil.

Hele hele Talk Show konusunda diplerde seyrettiğimiz şu günlerde, ilaç gibi gelir diye pek bir iştahlı oturmuştum ekran karşısına.

Ancak benim için baya baya bir hayal kırıklığı oldu.

İlk programın konuğu Hülya Avşar‘dı.

Programın en sevimsiz tarafı,  konuğun da role giriyor olması oldu.

Yani…

Tıpkı Arkadaşım Hoşgeldin‘de olduğu gibi…

Oysa konuk doğal haliyle kalabilse, Tolga ne yapacağını bilemeyen, saçmalayan ve zaman zaman da taşı gediğine koyan tarafta kalabilseydi, şahane olabilirdi.

Mesela dişe dokunur farklı sorular da bekledim.

Sorulardan ve cevaplardan çıkacak toplara, hem konuk tarafından hem de Tolga Çevik tarafından atılacak goller de bekledim.

Ama olmadı.

Dolayısıyla da abukluklardan şaka çıkarılmaya çalışıldı.

Yani Beyaz Show‘da doğalmış gibi yapılan saçmalama hali, burada “giyindiğim karakterin rolü bu” kafasında yapıldı.

Hülya Avşar’ın popo elleme ve kırbaç mevzusu uzadıkça uzadı.

Güldürmedi de.

Manasız sulu haller silsilesiydi.

Ayrıca Dış Ses’in, programın ilk elli dakikasını kapsayan “Talk Show”muş gibi görünen bölümünde de bir işlevi kalmamış.

Zira Arkadaşım Hoşgeldin‘de Dış Ses, film çeken bir yönetmendi.

Burada da sözde yönetmen rolünde ama program yönetmeni kafasında değil.

Hala film yönetmeni.

Dolayısıyla da o matematik çözülememiş.

Oysa program sunucusunun kulaklığındaki yönetmen rolünü iyi kavrayabilip oynayabilseydi, ortaya tatlı şeyler çıkabilirdi.

Mesela Tolga konuğuna odaklanmışken, söyledikleri ile kafasını karıştırabilir, elini ayağına dolaştırabilirdi.

Zira sunucuların bir yandan kulaklığına söylenenlere mukayyet olması, hem konuğuna odaklanabilmesi hem de  stüdyoyu yönetmesi kolay bir şey değildir.

Bu kanaldan Dış Ses ve Tolga arasında onlarca şaka çıkarılabilir, “Arkadaşım Hoşgeldin” kafasından da biraz olsun uzaklaşılabilirdi.

Ama yapılmadı.

Ve programın son kırk dakikası…

Konuk gönderildi.

Eskisi gibi belli bir konsept üzerinden role girilerek doğaçlama yapıldı.

Dış Ses burada daha net bir şekilde devreye girdi.

Lakin son kırk dakikanın konsepti, benim açımdan tedavülden kalkalı baya zaman olduğu  için, tatsız geldi.

tolga çevik

Ezcümle…

TolgShow şahane bir iş olabilir.

Ama bunun için önce biraz olsun Arkadaşım Hoşgeldin‘den sıyrılıp, almaları gerekeni alıp yeni bir solukla devam etmeleri gerekiyor.

En önemlisi de doğru konuğu seçebilmeleri.

Mesela önümüzdeki hafta Cem Yılmaz konuk.

Tabi ki iyi iş çıkacaktır.

Ama bu ülkede de bir tane Cem Yılmaz var.

Ondan sonraki haftalarda da hazır cevap, doğallığını koruyabilecek isimleri seçip davet etmeleri önemli.

Ve özelikle de gelenlere “sen rol yapma, olduğun gibi kal” demek en can alıcı nokta.

Bunu başarabilirlerse, zeki sorular hazırlayabilirlerse, benim için TolgShow‘un özellikle ilk elli dakikası keyifle izlenebilir olacak.

 

 

 

 

 

 

One Response to " TolgShow = Arkadaşım Hoşgeldin "

  1. Berk dedi ki:

    TRTden beri takip ediyorum Tolgayı Ezgi molanın olmaması çok iyi olmuş tolgdhowda

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir